DOLAR: 3.58 TL
EURO: 4.21 TL

Tiyatro Metni Nasıl Yazılır? Tiyatro Metni Yazarken Nelere Dikkat Etmeliyim?

30.03.2014
2.758 kez görüntülendi

Tiyatro Metni Nasıl Yazılır? Tiyatro Metni Yazarken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Tiyatro oyunu yazma tekniği – Tiyatro oyunu nasıl yazılır?

Bir tiyatro oyunu yazmaya karar verdiğinizde ilk olarak kendinize şu soruyu sorun: “Neden yazıyorum?” İnsanlığa faydalı olacak, gerçekten mesajı olan bir oyun olacaksa hiç durmayın, yazın; çünkü bu tür oyunlara çok ihtiyacımız var. Eğer gelip geçici, boş bir heves için yazıyorsanız lütfen vazgeçin bu uğraşınızdan. Zira, ne bu oyunu okuyan ne de izleyen insanların vaktini çalmayın!
Alexander Dumas, oyun yazma konusunda “Çok kolay, diyor, “birinci perde açık, son perde kısa, bütün perdeler ilginç olmalı.” Gerçekten de bu iş bu kadar basit olsaydı, herkes oyun yazarı olurdu. Ne ki, burada yalnızca teknikle ilgili söylenmiştir bu sözler. Oysa yazılması zor olan oyun, tekniği açısından zor olan oyun değil, söyleyeceği şeyi olan ve bunu en iyi biçimde seyirciye iletebilen oyundur (Nutku, 2001).
Bir oyun, yazarın kafasında birdenbire belirmez. Dramatik bir eseri yazmak için belli bir aşamayı adım, adım gitmek gerekir. Birden bire bütün bir oyunu yazmaya çalışmak, büyük bir pastayı tümüyle yutmaya çalışmak gibidir. Halbuki pastayı dilim, dilim hatta lokma, lokma yemek gerekir. İşin aslı, bu iş büyük sabır ister. Bu aşamadaki süreç; yazarın bilgi birikimi, kişilik yapısı, çalışma tarzı ve araştırma biçimine bağlı olarak değişir.
Oyun yazmanın temelinde yaratıcılık yatar; ama oyun yazma tekniği de yazara çözümlemede yol gösterir ve işini kolaylaştırır. Bu iki öğenin birbirini tamamlaması gerekir. Diğer bir taraftan, oyun yazarı yaratıcı olduğu ve yazma tekniğini bildiği kadar tiyatro tekniklerini, sahne yapısını, oyunculuğu, rejiyi, kısacası tiyatronun her öğesini de çok iyi bilmelidir. Yine de ne olursa olsun kalıpsız olun ve yepyeni olanı arayın! Kendi tekniğinizi oluşturun, diğer tüm teknikler size çok yardımcı olacaktır elbet; ama önemli olan sizin yaratıcılığını kısıtlamayacak, size ait olan tekniği bulabilmektir. Bu da ancak çalışarak ve deneyerek öğrenilebilir.
Oyun yazmanın tekniğini bilen ama yazma heyecanı duymayan , ya da tersi, bu duyguya sahip, ama teknikten habersiz yazarların temel kavramlara yazma yoluyla ulaştıklarına bakılırsa, yazmanın pek de kuralı olmayacağını belirten F. H. Çorbacıoğlu, yine de malzemenin bolluğuna karşın diğer edebiyat dallarındaki kadar tiyatro yazarının özgür olmadığını açıklar.Tiyatro yazarının hem teknik olanakları hem de sahneleme olanaklarını bilmesinin zorunlu oluşuna değinir. (Nutku, 1999)
Yaratıcılığın esasında düşünmek, çalışmak ve geliştirmek yatar. Aklınıza ilk geleni yazmayın! Bu ilk akla gelenler önemlidir, bir insanın iskeleti gibidir elbet; ama insan olabilmek için eti, kaşı gözü vs. olması gerekir. Demek istediğim şu: akla ilk geleni işlemeden, onu bir biçime sokmadan asla kağıda aktarmayın. Bırakın önce kafanızda bir süre olgunlaşsın.
Ham meyve karın ağrıtır!

Yazara Esin Gerekir
Bu esin gökten inmez, yerden bitmez, birden bire karşınıza çıkmaz. Var olabilmek için bir alt yapıya muhtaçtır. Bir olay gördüğünüzde “İşte ben bundan esinlendim.” diyemezsiniz. Bu, bir olaya tanık olmaktır sadece. Esinlenmek; tanık olunan bu olaydan etkilenmenin
yanı sıra, olayı derinlemesine incelemek, olayın işinize yarayıp yaramayacağını belirlemek ve geliştirilip geliştirilmeyeceğine karar verebilmektir.
Örneğin, yol kenarındaki dilenci kadından para alan bir adam gördünüz. İlk bakışta bu herhangi birisi olabilir. Bu haliyle işimize pek yaramaz. Ama bu işten esinlenip kafamızda bu olayı geliştirebiliriz. Şöyle ki: parayı alan herhangi biri değil de takım elbiseli bir adam, hatta bir politikacı olsun ve parayı aldıktan sonra hemen ilerideki Mercedes marka arabasına binip gitsin. İşte geliştirilmiş bu düşünce işimize yarar.
Kendinizi geliştirmek ve bu işe hazır edebilmek için devamlı gözlem yapmalı; gördüğünüz, duyduğunuz ve düşündüğünüz her şeyi not etmelisiniz. Belki de bir söz, şarkı, fıkra ya da tarihte olmuş bir olay oyunun yazılması için size esin verebilir. Yazar devamlı araştırmalı ve bilgi dağarcığını genişletmelidir. Güzel örnekler size güzel oyunlar yazmanızda yardımcı olacaktır. Bol bol oyun okumalı ve izlemelisiniz.
Ne ekersen onu biçersin!
Taslak Oluşturmalısınız
Bütün topladığınız bilgileri ve aldığınız notları kullanarak oyununuza bir taslak oluşturmalısınız. Taslak; aldığınız notların düzenlenmesi, geliştirilmeye açık hale getirilmesi, bir gidiş yolu belirlenmesi ve yazılacak oyuna ön zemin hazırlanmasıdır. Bu taslak oyunu yazma sürecinde size yol gösterecek, dağılan düşüncelerinizi toparlamanıza yardım edecektir. Bir anlamda sizin haritanız olacaktır.

Haritasız yola çıkarsanız, kaybolursunuz!

Bir taslak oluşturduktan sonra;

Hedef Kitle Belirleyin
Oyunu kim izleyecek? “Herkes” derseniz eğer, bu soruya verilebilecek en mantıksız cevabı vermiş olursunuz. Örneğin Romeo ve Juliet oyununu bir çocuk izleyip ne yapsın? Ya da tam tersi, çocuk oyunundan bir yetişkin ne anlar?

Biz bu oyunla ne vermek istiyoruz? Seyirci gülsün mü istiyoruz? O zaman komedi türünde bir oyun yazacağız. Seyirciye siyaset adamlarının, bazı iş adamlarının yaptığı düzensizlikleri mi göstereceğiz? O zaman politik oyun yazacağız. Seyirciye Katharsis (arınma) mı yaşatmak istiyoruz? O zaman bir trajedi yazmak en iyisi.

Oyunu izleyecek yaş grubu da önemlidir. Genel olarak aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz:

1-) Çocuklar (3- 6 yaş okul öncesi, 7- 9 yaş ilkokul, 10- 12 yaş ortaokul dönemi)
2-) Gençler (12- 15 yaş ergenlik, 16- 21 yaş ilk gençlik, 21- 25 yaş uzamış gençlik dönemi)
3-) Yetişkinler (25- 70 yaş)
4-) Yaşlılar (70 yaş ve üstü)

Yaşların yanında hedef kitle; ekonomik, psikolojik, sosyal, fiziksel, ve kültürel açılardan da değerlendirilmelidir.

Oyuna Yaklaşımınızı Belirleyin
Bu yaklaşım, oyunu yazma amacımıza göre belirlenir. Oyunu, insanları salt güldürmek için mi yoksa bilgilendirmek ve düşündürmek için mi yazıyoruz? Yoksa her ikisi için mi? Gerçekçi mi olacak gerçeküstücü mü? Açık biçim mi kapalı biçim mi?

Yazarın yaklaşımı, kişiden kişiye, sahneden sahneye değişmez, eser boyunca aynı kalır. Aksi takdirde, ne eserde bir bütünlük olur, ne yönetmen oyunu yorumlayabilir, ne oyuncular kişileri tutarlı bir biçimde canlandırabilirler, ne de izleyici bu çorbadan zevk alır (Özakman, 2001).

Dramatik Mantığı Belirleyin

Dramatik sanatlarda iki biçim vardır: Açık biçim ve kapalı biçim. Açık biçim; epik olan, kapalı biçim; ise dramatik olandır. Açık biçim doğruca seyirciye oynanan (Örnek: Keşanlı Ali Destanı/ Haldun Taner), kapalı biçim ise seyirci yokmuş gibi oynanan (Örnek: Medea/ Euripides) oyundur.

Bütün bunları yaptıktan sonra oyuna bir tema belirleyin. Tema, ana düşünce demektir. Yazarın belirlediği bu ana düşünce, seyirci tarafından tahmin edilebilir olmalıdır. Eserin ana düşüncesini genelde bir cümle ile ifade ederiz:

“Kötülükle yaklaşan kötülük bulur.”
“Körle yatan şaşı kalkar.”

Örneğin; Romeo ve Juliet oyunun teması: “Büyük aşk ölüme bile meydan okur.”dur.

Tema, oyunun yazılmasına neden olan ateşleyicidir. Yazar bu temaya oyun boyunca bağlı kalmalıdır. Çünkü tema sınırlayıcı bir görev üstlenir, dolayısıyla konudan konuya atlama olmaz.

Öykü Oluşturma
Bu aşamadan sonra da yazar, aldığı notlar sayesinde kafasında geliştirdiği olayları kullanarak, yazmak istediği oyunun genel bir öyküsünü çıkarır. Bu öykü diyaloglar içermeden, olayların birbirine bağlanmasıyla oluşur. Burada dikkat edilmesi gereken, öyküyü oluşturan olayların dizilişidir. Öykünün; başını, ortasını ve sonunu oluşturan olaylar olmalıdır. Üç satırlık bir fıkranın bile başı, ortası ve sonu vardır.
Öykü oluşturma sırasında oyun kişileri ortaya çıkmaya, onlara özellik ekledikçe de kesinleşmeye başlarlar. “Bu öyküde, bu olayı kim yaşamalı?” sorusunu sorduğunuzda olay kişisi ortaya çıkmış olacaktır. Bu olay kişisine özellikler yüklemek, onu geliştirmek, herşeyiyle gerçek bir insan yapmak gerekir. Bu konuya sonra daha geniş değineceğim.

Dramatik bir yapıtın ilerlemesi çatışmaya bağlıdır. Çatışmalar genelde oyunun gelişme bölümünde yer alır. Çatışmalar yoluyla “yeni olanı” elde ederiz her zaman. Ana karakterin karşısına bir zıt karakter koymak ya da ana düşünceye ters bir düşünce koymak çatışma yaratmaktır. Ana karakterin hedefe ulaşmadaki amacına karşı gelen ve onu engellemeye çalışan herşey bir çatışma yaratır. Ana karakter bu engelleri aşar ve oyun ilerler.

Dramatik bir konu, çok kabaca ve çok genel olarak şöyle özetlenebilir: Her dramada bir baş karakter bulunur; bir karşı- karakter ya da bir karşı- güç, bir sebeple baş karakterin düzenini sarsar, ya da bir isteğine ulaşmasını engeller. Drama boyunca çekişip çatışırlar. Sonunda ya karakter, ya karşı- güç üstün gelir. (Özakman, 2001)

Çok önemli bir konu da şudur ki; yazılan hikayenin ilginç olması gerekir. Örneğin; Ali ve Ahmet’in sadece kavga etmesi kimseyi ilgilendirmez. Ama Ali ve Ahmet iki büyük ülkenin başkanıysa ve üçüncü dünya savaşına doğru giden bir çatışmaları varsa, işte o zaman kavgaları herkesi ilgilendirir. Herhangi bir olayı göstermek için, parasını aldığımız insanları iki saat boyunca salonda tutmak, onlara işkence etmek demektir.

Aynı zamanda hikaye, “Bin kişi aynı anda sahneye girer.” ya da “Oyuncu yirmi metreden atlayarak intihar eder.”gibi, sahne boyutlarına ve teknik özelliklerine uygun düşmeyen öğeler içermemelidir.

Bu kısımda dikkat edilmesi gereken diğer bir önemli konu da: eserin sonu mutlaka kesinleştirilmeli ve olaylar bu sona göre gelişmeli ve ilerlemelidir. Eğer hikayenin ortasında oyunun sonunu değiştirmeye karar verirseniz, yazdığınız kısımları da, hatta karakterleri de değiştirmek ve yeni sona uydurmak zorundasınız.

Oyun Kişilerinin Özelliklerini Belirleyin
Öyküyü de oluşturduktan sonra artık bu öyküde var olan ve öyküyü var eden oyun kişilerinin özelliklerini belirleyelim.

Turgut Özakman, Oyun ve Senaryo Yazma Tekniği (2001) adlı kitabında karakterlerin özelliklerini belirleyen genel bir tablo vermiştir. Bu tabloyu olduğu gibi aktarıyorum:

1. Fizyolojik/biyolojik özellikler
a. Cinsiyeti
b. Yaşı
c. Beden özellikleri, görünümü
d: Bedensel becerileri
e. Hastalıkları, beden kusurları ve sakatlıkları vb.

2. Psikolojik özellikler
a. Cinsel hayatı
b. Ahlak anlayışı
c. Tutumları, inançları
d. Zihinsel yetileri (dikkat, algı, bellek, düşünme, düş gücü, irade, bilinç)
e. Heyecansal, duygusal hayatı, tutkuları
f. Huyu
h. Zihinsel becerileri ve yetenekleri
ı. Alışkanlıkları (davranış kalıpları)
i. Patolojik eğilimleri, kompleksleri, fobileri vb.

3. Toplumsal özellikler
a. Milliyeti
b. Doğduğu yer
c. Şimdi yaşadığı yer
d. Sınıfı, mesleği, konumu
e. Eğitimi
f. Geliri
g. Ailesi, özellikleri
h. Eşi ve eşinin ailesi, özellikleri
ı. Çocukları, torunları, özellikleri
j. Mahalle, arkadaş, meslek, inanç, ve düşünce çev¬resi, özellikleri
k. Hobileri, merakları
l. Geleceğe dönük tasarıları, emelleri, idealleri vb.

Fizyolojik/ biyolojik özellikler; oyun kişisinin görünüşünü, hareketlerini,
Psikolojik özellikler; düşüncelerini, anlayışlarını, akıl düzeyini ve baskın duygularını,
Toplumsal özellikler; sosyo- ekonomik ve kültürel durumunu, çevresel faktörlerden etkilenişini, ilgi alanlarını gösterir.

Bu tabloya bakarak ana karakterin, karşı- karakterin ve yan karakterlerin özelliklerini çıkarabiliriz. Bütün bu özellikler, aslında o karakterin hayat hikayesini anlatır. Ana karakterlere ve karşı- güçlü karakterlere detaylı olarak bu özellikler yüklenmek zorundadır; ama yan karakterlerde detaya girmek gerekmeyebilir.

Karakteri geliştirmek ve ilginç yapabilmek için değişikliklere uğratırız. Örneğin; dersini alır, bir hastalığı ortaya çıkar, mutlu ya da mutsuz olur… Ona bazı yan özellikler de katabiliriz. Örneğin; üstündeki yırtık paltoyu hiç çıkarmaz, herhangi bir kelimeyi duyunca hapşırır…

Bu değişiklikler ancak ve ancak gerektiği için yapılmalıdır. Hikayenin gidişatını ve diğer karakterlerin durumunu geriletir yönde etkilememelidir. Doğru değişikliler, çatışmalar yaratır ve yeniliklerin doğmasını sağlar. Monotonluklardan kurtarır ve seyirciye de yeni ve değişik bir olay izleme fırsatı verir.

Öykü Parçalara Ayrılır
Artık bu aşamada yazmış olduğumuz hikayeyi parça parça işlemeye ve geliştirmeye geldik. Bu parçalar, yazıyor olduğumuz oyunun sahneleridir aslında. Diyaloglar bu bölümde yazılmaya başlanır. Zaten hikayenin ne olduğunu ve karakterlerin özelliklerini iyice bildiğimiz için diyaloglar kendiliğinden gelecektir. Gereksiz konuşmalara yer vermemek ve açık, yalın bir dil kullanmak gerekir.

Parçalar(sahneler), olayların örgüsünü bozmadan, hatta daha da geliştirerek işlenmelidir. Bu parçalar da aralarında birleşerek bazı bölümler oluşturur. Her dramatik eserin giriş, gelişme ve sonuç bölümleri vardır. Örneğin; on parçaya (sahneye) böldüğümüz hikayenin ilk üç parçası; giriş bölümünü, ikiden sekize kadar olan parçalar; gelişme bölümünü, son iki parça da sonuç bölümünü oluşturabilir. On parçaya ayırdığımız hikaye; işlem sonunda, yedi sahnelik bir oyun olarak da çıkabilir.

Giriş bölümü; daha çok karakterleri tanıtan, karakterlerin seyirciyle iletişim kurmasını sağlayan bölümdür. Kapalı biçimde, yaşadıklarından ve diğerleriyle konuştuklarından kim olduğunu ve bu oyundaki görevini anlayabiliriz. Ama açık biçimde karakter isterse direk olarak seyirciye kendini tanıtabilir; kim olduğunu ne iş yaptığını söyleyebilir.

Merhaba ben Meltem. Bu görmüş olduğunuz eskici dükkanının sahibiyim. Rahmetli babamdan kaldı burası bana. Yaşımın biraz geçkin olduğuna bakmayın, yalnız yaşarım ben… Yok yok yanlış söyledim, yalnız değilim. Mumuş ve Liloş adında iki kedim var, onlarla birlikte yaşıyorum. Evim hemen bu dükkanın üstünde…

Ayrıca karakter isterse diğer karakterleri tanıtabilir, olayların gidişatını anlatabilir.

Örnek olarak, Haldun Taner’in yazmış olduğu Keşanlı Ali Destanı’ndaki Zilha’nın sözlerine bakalım:

Filiz’in babası Bülent Bey, illetli fakir; karısı evden kaçmış. Adam da böyle sönmüş fenere dönmüş. … İhya Bey buba adam. Tuttuğu altın olsun, neme lazım. Beni kızı gibi sever…

Gelişme bölümü; karakterlerin çıkan engellere takılması, belli olaylardan etkilenmesi, çelişkiler yaşaması, kararsız kalması ya da yeni kararlar vermesi, sorunlar çıkması ve sorunlara çözüm bulması gibi belli olaylar içinde çatışmalar yaşayarak hikayeyi ilerletmesi ve geliştirmesini sağladığı bölümdür.

Bu gelişmeleri sağlayan olaylar, yumuşatılarak yazılmalı ve birbirinden ayrı durmamalıdır. Yani olaylar birbirinden kopuk ilerlememelidir. Ama istisna olarak, bazı oyunlarda olaylar birbirinden bağımsız hareket edip finalde hepsi birleştirilebilir. Bu da seyirciyi şaşırtmaya yönelik kullanılan bir yöntemdir. Ana konu içinde yan konular da işlenebilir. Bunlar da genel olaylar içinde, sırıtmadan, ana konuya bağlı olarak işlenmelidir.

Gelişen olaylar hikayeyi bir sonuca doğru götürmelidir. Bu aşamada her olay bir sonraki olaya zemin hazırlamalı, adım adım hikayeyi ilerletmelidir. En etkili yöntem, seyircinin bir sonraki olayı merak etmesini sağlayan yöntemdir. Ama her seferinde bunu yaparak seyirciyi yormamak gerekir. Gelişim aynı hızda olmamalı, olayların gidişatına göre iniş çıkışlı olmalıdır. Ama yine gereksiz hız değişimleri de seyirciyi yorabilir. Eserin belli bir temposu ve ritmi olmalıdır.

Oyunun süresini uzatabilmek için gereksiz yere olay eklemeyiniz. Ancak hikaye içinde olan; işe yarar, oyunu ilerletir olaylar bizim işimizi görür. Gereksiz olay ya da kişiler hemen kendini belli eder ve seyircinin dikkatini çeker. Bu da pek hoş durmaz.

Bütün çatışmalar sonunda son bir çatışma yaşanır ve oyun sonuca gider. İşte bu son çatışma doruk noktasıdır. Doruk noktasında son kozlar paylaşılır, olaylar kızışır, heyecan artar. İşte tam bu noktada en başta belirlediğimiz tema (ana düşünce) ortaya çıkar.

Sonuç bölümü; bütün olaylar neticesinde, kazanan tarafın(bazı oyunlarda eşitlik olabilir) ne yapacağına karar verdiği ve olayları çözdüğü kısımdır. Mutlaka finale kadar gelen çözülmemiş sorunlar vardır ve karakter bu sorunları çözüme kavuşturur. Oyun da bu yeni duruma göre son bulur.

Final doruk noktadan hemen sonra gelmeli ve kısa tutulmalıdır. Yoksa, zaten sabırsızlanan seyirciyi usandırabiliriz.

Finalsiz hiçbir oyun yoktur, olmamalıdır! O kadar tanıdığı ve iki saat boyunca gelişimini gördüğü hikayenin ve karakterlerin, sonunda ne olacağını bilmek seyircinin hakkıdır. İnsan yaşamı da buna benzer. Doğar, gelişir ve ölürüz.

Ölümsüz insan, sonuçsuz oyun olmaz!

Bu bilgiler ışığında yazacağınız oyunların; öncelikle Türk Tiyatrosu’na sonra da Dünya Tiyatrosu’na yararlı olmasını dilerim.

Günleriniz Aydın olsun sevgili düşünce dostları!

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. Hatice Tural dedi ki:

    Aaaa Şair İmam Olmuş Öykü

    Efendim Kastamonu’nun İnegöl ilçesinde yaşayan Ferhat,ile Samet, komşu çocuğu çok iyi arkadaşlar Ferhat’ın dini hisleri yoğun olduğu için imam olmayı Samet’in ise sanata,müziğe yoğun ilgisi olduğu için şair olmayı tercih etmiş. Ferhat,yaşadığı mahallede göreve başlamış. Arkadaşı Samet’i dini görevlerini yerine getirmesi için bilgi vermiş. Samet’in bir kulağın girip diğer kulağından çıkmıştır.Samet, şiir müzikten başka bir şey düşünmez iken bir gün mahalleye yeni taşınan Canan, isimli kıza aşık olmuş Samet, zaten hayal aleminde yaşarken tamamen hayal alemine dalmış.
    Ferhat:Bak Samet, senin sanat hayatına bir şey dediğim yok saygım var. Ama öldüğün zaman onu sormazlar.7 cuma namazı kılmayan adamın cenaze namazı kılınmıyor.Her cuma camiye gitmelisin. Dini görevlerini yerine getirmelisin.
    Samet:Benim cuma namazına gidip gitmediğimi kim biliyor ki
    millet beni mi takip ediyor?
    Ferhat:Bu mahallede herkes seni tanıyor bak 5 gün sonra halanın mevliti var ben mevliti okuyacağım sen duasını verirsin Ben sana yazacağım ezberlersin sen yaparsın nede olsa şair adamsın.
    Samet:Hiç şüphen olmasın tabi ki yaparım.
    Ferhat, mevlit duasını yazar. Samet’e verir.Ama Samet dua yazılı kağıdı kaybeder Ferhat’a söyleyemez.
    Samet:Ben daha 20 yaşındayım dini görevlerle yaşlandığım zaman ilgilenirim
    bu akşam mevlit var dua yazılı kağıdı hala bulamadım.Samet, çok aramasına rağmen dua yazılı kağıdı bulamaz. Ben şairim her şekilde hallederim. Ne diyordu kabul eyle yarabbi sadece aklımda o kalmış biraz düşünelim ve yazalım.Şimdi bu rahmetlilerin zamanında T.S.M. ve T.H.M.vardı bence geneli sanat müziği dinliyordur.O halde sanat müziği gönderelim bu kıyağımı da unutmasınlar akşam olur.
    Ferhat; mevliti okur Samet’e sorar bak ezberleyemediysen duasını ben vereyim.
    Samet:Ezberledim merak etme sen rahat ol mikrofonu bana ver.Samet mikrofonu alır sözde mevlit duasını verir.

    Sanat aleminden ruhlara çağrı
    Müzik hediyemiz var haber ver Yarab
    En kaliteli müzik hicaz makamı
    Gelsinler ruhları neşelensin yarab

    Ferhat,hemen mikrofonu alır. Herkesten özür diler mevlitin duasını verir.Mevlit
    biter herkes dışarı çıkar.
    Ferhat:Ben sana sordum ezberledin mi diye sen evet dedin.
    Samet:Ruhlara şiir okuyacaktım rahat bırakmadın.
    Ferhat:ben boşuna uğraşıyorum senden adam olmaz.
    Samet:Niye olmazmış kim ne derse desin imam bildiğini okur.

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +5 (from 5 votes)
  2. Hatice Tural dedi ki:

    Ahh Eski Günler Öykü 1. Bölüm

    Trabzon’un of ilçesinin Köyünde dünyaya gelen Ayşe hanım,Süleyman bey,ile evlendik sonra İstanbul’a yerleşir eski günleri eski dostlukları İstanbul’da bulamayan Ayşe hanım,Köyüne dönmek ister. Eşi istemediği için köyüne dönemeyen Ayşe hanımın Ozan,Ve Sezer,İsminde oğlu vardır.aynı apartmanda yaşadığı komşuları Nermin hanım, eşi Ahmet bey,Canan, ve Candan,isimli 2 kızı ile yaşar.Nalan hanım,eşi Semih bey,Buse,ve Ozan, isimli 2 çocuğuyla aynı apartmanda yaşar.Ayşe hanım,apartmanda karşılaştığı Nermin hanım, ile dertleşir
    Ayşe hanım:Ah Nermin hanumcuğum o kadar söyledim bizim hamsi kafalıya köye dönelim diye ama kafası basmayi şeytanın biri diyor boşa gitsun para verupta almaduk da
    Nermin hanım:Ne oldu sabah sabah sinirlisin?
    Ayşe hanım:Köyümü özleyirum.
    Nermin hanım:Ayşe hanım, senin yetişkin çocukların var çocuklar okuyor köyde yapamazlar
    Ayşe hanım: Çocuklar yurtta kalır sıkıntı olmaz ama Süleyman, gitmek istemiyor.Ah Nermin Hanumcuğum memleketteki eski günleri o kadar özleyirum ki anlatamam.
    Nermin hanım:Ayşe hanım,beni her gördüğünde anlatıyorsun birde anlatamam diyorsun.
    Ayşe hanım:Sen benu anlamayisun ben eski sohbetleri dostlukları özleyirum.
    şimdi bi bakayisun ya bilgisayar başunda yada tv izleyiler benum uşakları
    lavabo kuyruğunda göremessem hiç göremeyirum oda lavabo bi tane olduğu içun bilgisayar başindan kalkmayiler misefir geliyor dizisini izleyip gidiyor sohbet yoktur da.deyirumki bilgisayarlaru tv yi ortadan kaldursak eski günler geri gelurmi.
    Nermin hanım:Bende özlüyorum eski dostlukları muhabbetleri.Aslında iyi düşünmüşsün bilgisayarları tv leri kaldıralım.Nalan hanıma da söyleyelim her akşam bir evde toplanırız sohbet ederiz.tamam Ayşe hanım, ben Nalan hanımla konuştum oda bize katılıyor tv ler bilgisayarlar boş dükkana gider.Süleyman bey, koyu Trabzon taraftarı bu güne kadar hiç bir maçı kaçırmamış.
    Süleyman bey:Uyy trafik vardur maça yetişemiyeceğum koşarak eve giden Süleyman bey,kapıyı çalar.
    Ayse hanım:Uyy sen miydun
    Süleyman bey:Başka birinimi bekliyordun? neyse maç başlamıştur tv nerededur?
    Ayşe hanımArtuk tv izlemeyeceğuz. dostlukları yaşatacağuz.
    Süleyman bey:Maç başladı beni çıldırtma da.
    Ayşe hanım:Bundan sonra tv bilgisayar yok aluşsan iyi olur.
    Süleyman bey:Tövbe tövbe gideyumda kahvede izleyeyum.
    Ayşe hanım:Nermin hanumcum Nalan hanumada söle bu akşam bizde toplanalum.
    Nalan hanım, Nermin hanım, Ayşe hanıma gelir.
    Ayşe hanım: Hoş geldunuz safalar geturdunuz.haçan hamsi görmüş kadar sevindum.
    1. bölümün sonu…..

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +5 (from 5 votes)
  3. Hatice Tural dedi ki:

    Ahh Eski Günler Öykü 2. Bölüm

    Ayşe hanım:hoş geldunuz safalar geturdunuz.
    Nalan hanım:Sağ olun Ayşe hanım, ne güzel düşünmüşsünüz.Erkekler bir odada çocuklar bir odada bizde bayanlar bir odada sohbet ederiz eşinizin haberi var mı?
    Ayşe hanım:Var maç izlemeye koşarak eve gelmiş biraz köpürdü gitti sizde eşinızi arayun buraya gelsunlar.
    Bir süre sonra Nalan hanımın ve Nermin hanımın eşi çocukları Ayşe hanıma
    gelir.
    Ahmet bey:Ayşe hanım,sohbet edecekmişsin anlat bakalım.
    Ayşe hanım:Ahmet beycuğum eskiden fakirlik vardu ama dostlukta vardu
    Birisi hasta olsa hamsi tutamaya gidemese komşu tuttuğu hamsinun yarusuni ona verir idu birinun tarlada işi olsa komşu hemen yarduma gider idu şimdi ölsen kimse dönüp bakmayi her akşam bir evde toplanurduk uşaklar hamsi tutar geturur bizde kadunlar hemen sofrayı hazırlarduk yer içer eğlenirduk bahçeye horon kurar horon teperduk ahh eski günler.
    Ahmet bey:Ayşe hanım,şimdi köylerde de tv bilgisayar var eskisi gibi olmaz.
    Neyse ben salona geçeyim.
    Süleyman bey: Ayşe hanum bakalum tv siz kaç gün dayanacaksun.
    Ayşe hanım:Ben dayanırım.
    Ahmet bey:Bahse girelim şu andan itibaren 7 gün boyunca kim tv ve bilgisayar açarsa burada ki herkesi boğaza yemeğe götürsün.
    Süleyman bey:Ben giriyirim ula.
    Semih bey:Bende giriyorum anamız bizi tv bilgisayar ile mi doğurdu? oyun oynayalım zaman geçsin.Ben şimdi kim 500 bin ister yarışmasındaki gibi soru hazırlayacağım hanımları çocukları çağıralım yarışma başlıyor.Bu soruyu
    bayanlara soruyorum.
    Soru 1 eşinizi ne zaman seversiniz?
    (a) Para verdiği zaman
    (b) uzun süre görmediğim zaman.
    (c) Hiç bir zaman
    (d) Annesine gitmem için ısrar etmediği zaman
    Nalan hanım:Ben (d) diyorum.
    Nimet hanım:Bende (d) diyorum.
    Ayşe hanım:Ben(c) diyorum yani hiç bir zaman
    Ayşe hanım:Şimdi ben erkeklere soriyurum bu soruyu karunuza ne zaman yalan söylersunuz?
    (a) Her zaman
    (b) aldattuğum zaman
    (c) acil işim çıktı deduğum zaman
    (d) senun aileni çok seviyirum deduğun zaman.
    Süleyman bey:Ben (d) diyirum.
    Ahmet bey:Bende (d) diyorum.
    Semih bey:bende (d) diyorum.
    Nalan hanım,bende evde sana gösteririm diyorum.
    Semih bey:çocuklar şimdi ben size soru soracağım babanıza neden yalan söylersiniz?
    (a) Şimdi ders falan çalışamam.
    (b) dersaneye gidiyorum diye evden çıkarım sevgilim ile buluşurum.
    (c) kitap alacağım diye para isterim bara giderim.
    (d) Düşük notlarımı düzelteceğim derim ama hiç umursamam,
    Sezer:Ben (d) diyorum.
    Bahar:bende(d) diyorum.
    Canan:(a) ders falan çalışamam.
    Candan:Bende (a) diyorum.
    Semih bey: bende bu işin sonu kötü diyorum.
    2. bölümün sonu.

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +5 (from 5 votes)
  4. Hatice Tural dedi ki:

    Ahh Eski Günler Öykü 3. Bölüm

    Semih bey:Bende bu işin sonu kötü diyorum.
    Süleyman bey:Soru 1 kadunlar kocalaruna sabah neden kahvaltu hazurlamaz?
    (a) Kahvaltu içun uykumu bölemem
    (b) Gitsun nerde yaparsa yapsun
    (c) Her gün traş olduğu içun sözü geçmeyi
    (d) İş yerine yapar gerek yok deyirum.
    Nalan hanım:İş yerinde yapar ben d diyorum.
    Nimet hanım:Bende d diyorum.
    Ayşe hanım:Ben b deyirum nerde yaparsa yapsun.
    Süleyman bey:Aha buraya yazayirum yarun boşanma davası açacağum.
    Ayşe hanım:Bende çok umurumda deyirum.
    Nimet hanım:Beyler sorunuz geliyor.
    Soru erkekler alışveriş merkezine gittiği zaman neden acele eder?
    (a) Para gitmesin diye
    (b) Sevgilim orada ise karşılaşırım diye
    (c) Arkadaşlar meyhanede bekliyor diye
    (d) Maçı kaçırırım diye
    Süleyman bey:Ben c deyirum arkadaşlar meyhanede bekler.
    Ahmet bey:Ben d diyorum maçı kaçırırım diye.
    Semih bey:Bende d diyorum.
    Ahmet bey:konuyu değiştirelim gerginlik yaratıyor aranızda saz çalmasını bilen var mı?
    Süleyman bey:Vardur da uyy memlekette iken ben bi saz çalardum bütün hamsiler tekneye dolardu.
    Ayşe hanım:Ula niye yalan söyleyisun hamsi tutmayi beceremeduğun içun
    İstanbul’a geldun ya.
    Süleyman bey:Hamsi tutmayi beceremedum ama seni tutmayi becerdum.
    Semih bey:Nasıl tanıştınız anlatır mısın?
    Süleyman bey:Ula köyde nasil tanışacaksun ya çeşme başunda yada tarlada
    Ayşe,çeşme başunda su doldurayi bende ayarlamak içun oralarda döneyirum Ayşe de bana bakayi ama güya çaktırmayi uyy biz ofluyuk anlamazmıyuk dedum sana kesileyirum git ağabeyumda iste dedu ağabeyi Osman evden çıktı ama 2 metre boy 1 metre en ben cesaret edemeyirum. Ayşe,işaret edeyi git iste diye bende Ayşe, korktu demesun diye takuldum Osman’ın peşine Osman aniden bi döndü benum elum eyeğum titredu ula dedum kenku kenduma korkunun ecele faydasi yoktur söyleyeceğum da
    Osman,ağabey sana bişey diyeceğum.
    Osman:De ula
    Süleyman:Gardaşun Ayşe’yi isteyecektum.
    Osman:Ula böyle konular ayak üstü konuşulmaz gelun isteyun.
    Süleyman:Destursuz gelmeyelum dedum.Gittuk isteduk verdular ama alduğuma pişman oldum o ayrı mesele.
    Ayşe hanım:Ula eskiyi getur yeniyi götür kampanyasi çıksın üste para verup
    seni değitireceğum.
    Ahmet bey:Tv siz bilgisayarsız olmuyor herkesin canı sıkılıyor kırıcı oluyor herkes tvsini izlesin biz yine ara sıra toplanır sohbet ederiz güzel bir gece idi iyi geceler.
    Herkes evine gider eskisi gibi olmaz…

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +5 (from 5 votes)
  5. Hatice Tural dedi ki:

    Başımıza Gelene Bak (Öykü )1. Bölüm

    Medeniyet hanım,İstanbul’un yerlisi zengin ailede dünyaya gelir.soyları paşa dedelere dayanan ailenin tek kızı el bebek gül bebek bir dediği iki edilmeyen
    dadılarla büyür. Medeniyet hanımın ailesi çok medeni olduğu için kızlarına Medeniyet ismini uygun görmüşler Medeniyet hanım,hayatı boyunca çalışmamış hayatı dolu dolu yaşamış ilk evliliğinden Metanet, 2. evliliğinden Saadet, 3.evliliğinden ise Şevkat,isminde 3 kızı olan Medeniyet hanımın,1.
    Bahar 2.Bahar derken hayatın hüzünlü yüzü sonbahar ile karşı karşıya gelmiştir.Şu 75 yaşında olan Medeniyet hanımın,yaş itibarıyla görme bozukluğu, hafıza kaybı,işitme problemleri gibi bir takım sağlık sorunları başlamış,köşkte bekar olan Şevkat isimli kızıyla yaşamaktadır.Şevkat hanım,annesine bakıcı tutmaya karar verir. Ve gazeteye ilan verir.Ayşe,isimli genç kadın iş için gelmiş Şevkat hanım, Ayşe’yi işe almış ve annesiyle tanıştırmak için annesinin odasına girmiştir.
    Şevkat hanım: Anneciğim bak sana yardımcı geldi.Adı Ayşe,seninle ilgilenecek ne istersen Ayşe’ye söyleyebilirsin.
    Medeniyet hanım:Tamam kızım benim canım sıkılıyor oturda sohbet edelim.
    Şevkat hanım:Buyur anneciğim istersen seni bahçeye çıkarayım.
    Medeniyet hanım:Hayır kızım canım istemiyor ben sana komşumuz Nezaket hanımı anlatmış mıydım?
    Şevkat hanım:Evet anne anlattın
    Medeniyet hanım:Peki büyük adadaki evimizi hatırlıyor musun?
    Şevkat hanım:Evet anne yazın orada kalırdık çok güzel günlerimiz geçti o adada sende maaşallah herşeyi hatırlıyorsun.Geç oldu anne ben yatacağım Ayşe, seninle ilgilenir iyi geceler.
    Medeniyet hanım:İyi geceler kızım.Ayşe, plakların içinde MÜZEYYEN SENAR’ın plağını koyda müzik dinleyelim sesini de aç Ayşe,Plağı koyar.
    müziğin sesini açar.
    Şevkat hanım:Anne saat 03 uyumak istiyorum.
    Medeniyet hanım:Benim uykum yok kızım müzik dinlemek istiyorum.
    Şevkat hanım:Peki anne der odasına gider sabaha kadar müziğin sesinden uyuyamaz.Sabah olur Ayşe gelir.
    Ayşe:Günaydın hanımefendi kahvaltı ister misiniz?
    Medeniyet hanım: hayır kızım daha sonra.şu plağı tekrar koyar mısın?
    Ayşe:Şevkat hanım uyuyor bana kızar.
    Medeniyet hanım:Kim takar Şevkat’i sen koy.
    Ayşe:Hanımefendi saat 08
    Medeniyet hanım:Olsun sen aç sesini
    Ayşe,çaresiz müziğin sesini açar.Şevkat hanımın siniri tepesine çıkar.siniri iner mi İnmez mi bilinmez ama Şevkat hanım,büyük bir öfkeyle aşağıya iner
    Şevkat hanım,doktoru arar.Doktor gelir.
    Şevkat hanım:Doktor bey annem ne kendi uyuyor nede beni uyutuyor uyku ilacı verir misiniz? tansiyonum rekor aşamasında
    Doktor bey:Tansiyonunuzu ölçelim evet oldukça yüksek ilaç kullanıyor musunuz?
    Şevkat hanım:Evet doktor bey.
    Doktor bey:Kullandığınız ilaca bakabilir miyim?
    Şevkat hanım,ilacı gösterir.
    Doktor bey:Evet doğru ilaç kullanıyorsunuz bu ilaçlara devam edin fayda etmezse değiştiririz.Gelelim size Medeniyet hanım,sizi muayene edeyim.
    Doktor bey,Medeniyet hanımı muayene eder.
    Doktor bey:Efendim ben size ilaç yazıyorum düzenli olarak kullanırsınız.Şevkat hanım,annenize uyku ilacı yazıyorum akşamları 1 adet verirsiniz sabaha kadar rahat uyur.
    Medeniyet hanım,akşam alması gereken ilacı sabah alır. gündüz uyur gece yine uyumaz ve kızını da uyutmaz.
    1. Bölümün sonu

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +5 (from 5 votes)
  6. Hatice Tural dedi ki:

    Başımıza Gelene Bak (Öykü )2. Bölüm

    Medeniyet hanım, akşam alması gereken ilacı sabah alır. Gündüz uyur gece yine uyumaz ve Şevkat hanımı uyutmaz. Şevkat hanım yine doktoru arar. doktor gelir.
    Doktor bey:Medeniyet hanım,akşam almanız gereken ilacı sabah niye alıyorsunuz efendim.
    Medeniyet hanım:Efendim gece uyuyamam anıları tazeliyorum.3. eşime söz verdim.
    Doktor bey:Efendim siz kaç kez evlendiniz?
    Medeniyet hanım:3 kez evlendim.ilk eşim pilottu uçak kazasında öldü.2.Eşim denizci idi fırtınada gemi alabora oldu eşim öldü.3.Eşim fabrikatördü kalp krizinden öldü.şansım yok efendim artık evlenmeyi düşünmüyorum.
    Doktor bey:Bence de efendim isabetli kararınız..Peki ilk eşinizin vefatından ne kadar süre sonra evlendiniz?
    Medeniyet hanım:ilk eşime gerçekten aşıktım.iki hafta yas tuttum iki hafta sonra evlendim.
    Doktor bey:Evet şüphesiz aşıkmışsınız.iki hafta sonra evlendiğinizde belli.
    Medeniyet hanım:Efendim ben şimdi ki gençleri anlamıyorum.Birinden ayrılıyorlar aynı gün başka sevgili buluyorlar.Bizim zamanımızda insana değer verilirdi.Gerçek aşklar vardı.
    Doktor bey:Peki hanımefendi 2. eşinizin vefatından ne kadar süre sonra evlendiniz?
    Medeniyet hanım:Efendim Seyfullah efendi ile 2. eşimin cenazesinde tanıştım.Beni çok beğenmiş. 3 gün sonra evlenme teklifi etti. Ama ben yasta olduğum için teklifini 3 hafta sonra kabul ettim.Bizim zamanımızda vefa vardı.
    Ölenlere saygı vardı.
    Doktor bey:Sizi anlıyorum. nerede eski vefalar? peki 3. eşinizin vefatından sonra tekrar evlenmeyi düşündünüz mü?
    Medeniyet hanım:Hayır efendim 3. eşimin cenazesinde bir takım dedikodular oldu.Medeniyet hanım, ile evlenen adamlar ölüyor diye bende çok kırıldım bir daha evlenmedim.
    Doktor bey:Şevkat hanım, anneniz yaşına göre gayet normal her şeyi hatırlıyor.
    Şevkat hanım:Efendim annem akşama kadar aynı anılarını anlattığı için unutmuyor yalnız kaç kez anlattığını unutuyor. Bir anısını günde 10 kez anlatıyor.
    Doktor bey:Yaş itibarıyla normal uyku ilacını akşamları yemeğine 1 adet koyarsanız sabaha kadar uyur.
    Şevkat hanım:Çok teşekkür ediyorum.Doktor bey sizi de rahatsız ettim kusura bakmayın.
    Doktor bey:Aman efendim estağfurullah görevimiz bir sorun olursa telefon etmeniz yeterli hoşça kalın.
    Şevkat hanım:Güle güle doktor bey.Ayşe gelir misin?
    Ayşe:Buyur abla.
    Şevkat hanım:Bak Ayşe her akşam bu ilaçtan 1 adet annemin yemeğine koyacaksın tamam mı?
    Ayşe:Tamam abla Ayşe Medeniyet hanımın yemeğine uyku ilacını koyar Medeniyet hanım,sabaha kadar aralıksız uyur. Sabah kıyamet kopar.
    Medeniyet hanım:Ayşe bana uyku ilacımı verdin?
    Ayşe:Evet ama Şevkat abla söyledi.
    Medeniyet hanım:Ayşe git Şevkat’i çağır.
    Ayşe:Şevkat abla hanımefendi sizi çağırıyor.
    Şevkat hanım,gelir.
    Medeniyet hanım:Bana uyku ilacı vermişsiniz.babana söz vermiştim her gece anıları tazeleyeceğime senin yüzünden sözümü tutamadım.Seni evlatlıktan reddedeceğim. Tüm mal varlığımı kimsesiz çocuklar vakfına bağışlayacağım.Hayırsız evlat seni.
    2.Bölümün sonu….

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +5 (from 5 votes)
  7. Hatice Tural dedi ki:

    Başımıza Gelene Bak( Öykü )3. Bölüm

    Seni evlatlıktan reddedeceğim. tüm mal varlığımı kimsesiz çocuklar vakfına bağışlayacağım. hayırsız evlat sen iŞevkat hanım,annesinin odasından çıkar ablası Metanet hanımı, arar.
    Metanet hanım:Ne oldu kardeşim anneme kötü bir şey mi oldu?
    Şevkat hanım:Nerede o günler.Abla çok bunaldım gelir misin?
    Metanet hanım:Hemen yola çıkıyorum.
    Metanet hanım,gelir.
    Şevkat hanım:Abla annem beni çıldırtıyor gündüz anıları anlatıyor. Gece müzik dinliyor.Anıları tazeliyormuş birkaç gün sen kal bende yazlığa gideyim de kafamı dinleyeyim.
    Metanet hanım:Tamam Şevkat,sen kafana göre takıl ben annem ile ilgilenirim.
    Metanet hanım:Anneciğim nasılsın?
    Medeniyet hanım:İyi değilim kızım
    Metanet hanım:Anne doktor çağırayım mı?
    Medeniyet hanım:Hayır kızım dün geldi doktor.
    Metanet hanım,doktorun verdiği ilaçlara bakar anne bu ilaçları kullan iyileşmezsen başka doktor gelir.Ben biraz Şevkat,ile konuşayım.
    Metanet hanım:Nasılsın Şevkat?
    Şevkat hanım:Biliyorsun ya nasıl olayım?
    Metanet hanım:Annem 75 yaşında o yaştaki insanı kafana niye takıyorsun.
    Şevkat hanım:Ablacığım bütün gece MÜZEYYEN SENAR dinliyor son ses
    Metanet hanım:Neyse kardeşim sen güzel bir tatil yap ben buradayım merak etme hadi ablacığım görüşürüz.
    Metanet hanımın 18 yaşındaki kızı Tuğba gelir.
    Metanet hanım:Hoş geldin kızım yol yorgunusun sen dinlen.Bende annemle ilgileneyim.
    Metanet hanım:Anneciğim Ayşe’den memnun musun?
    Medeniyet hanım:Ayşe’den Memnunum ama Şevkat, beni dinlemiyor.Ayşe,kızım benim plağı koyuver sesini de aç
    Ayşe:Plağı koyar MÜZEYYEN SENAR’ın benzemez kimse sana tavrına hayran olayım isimli şarkı çalar.
    Metanet hanım:Of anne bu şarkıya da bayılırım.
    Medeniyet hanım:3 evlat büyüttüm biriniz şöyle MÜZEYYEN SENAR gibi ses sanatçısı olmadınız.
    Metanet hanım:Neyse anne ben salona geçiyorum görüşürüz.
    Tuğba:Anne kendi kendine ne konuşuyorsun.
    Metanet hanım: çok sinirliyim kızım anneannen vay efendim. MÜZEYYEN SENAR gibi neden ses sanatçısı olmamışız.
    Tuğba:Anne anneannem 75 yaşında o yaştaki insanı niye kafaya takıyorsun?
    Metanet hanım:Kızım sanki çalışmış da bir şeyler başarmış gibi konuşuyor kendisi ses sanatçısı olsaydı bizde olurduk.
    Tuğba:3 kez evlenmiş ya o da başarı sayılır.
    Metanet hanım:Ne üçü kızım büyük baban ile evlenmeden önce 3 kez evlenmiş 3 kezde daha sonra 6 kez evlendi.Son eşi öldükten sonra yine evlenirdi ama Komiserin gözü üzerinde idi sizin ile evlenen adamlar yaşamıyor diye onun için bir daha evlenemedi.
    Tuğba:Vay anneanneme bak birde anılarla yaşıyorum diyor.
    Metanet hanım:Bir daha evlenemediği için anılarla yaşıyor yoksa sevdiğinden falan değil. eskiden anılarla yaşamıyordu.
    Tuğba:Anne ben anneannemin odasına gidiyorum.
    Tuğba:Anneanne nasılsın?
    Medeniyet hanım:iyiyim kızım
    Tuğba:anneanne büyük babam ile nasıl tanıştığını hatırlıyor musun?
    Medeniyet hanım:Evet büyük baban pilottu bende uçakla Bodrum’a tatile gidiyordum.Bodrum’a geldik uçaktan indim baktım büyük baban karşımda
    bavulları taşımanıza yardım edebilir miyim? dedi çok kibardı ben çok etkilenmiştim öyle tanıştık daha sonra ben hafta sonunda hep bodrum’gittim tabi büyük babanda geldi.Beraber tatil yaptık.
    Tuğba: Peki anneanne sonra görüşürüz.Anne anneannemin yaşına göre hafızası yerinde herşeyi hatırlıyor.
    Metanet hanım:Anneannen herşeyi hatırlıyor. Ama aynı olayı kaç kez anlattığını hatırlamıyor.
    Ayşe:Kızın okuyor mu abla?
    Metanet hanım:Evet Ayşe fizik öğretmeni olacak
    Ayşe:Abla benim fazla kilolarım var.Fiziğimin kötü olduğunu söylüyorlar benim de fiziğime bir çare bulsun.
    Metanet hanım:Öyle fizik değil kızım ders bu
    Ayşe:Abla hanımefendi fenalaştı.
    Metanet hanım,doktor çağırır. Doktor gelir.Medeniyet hanım,yavaş yavaş kendine gelir.
    Doktor bey:Hanımefendi kendinizi yormayın mümkünse 2 gün hiç konuşmayın.
    Medeniyet hanım:Ben konuşmadan duramam efendim.
    Doktor bey:Efendim halk arasında geveze olarak bilinen çok konuşan kişiye
    tıpta sükuta isyan olarak bilinmekte bu güne kadar birçok çözüm bulunmuş örneğin koli bandı gibi ama biz ilkel bir davranış olduğu için onaylamıyoruz.Siz efendim kendisini yormamasına dikkat edin. Şu an yapılacak başka bir şey yok ilaçlarını düzenli verin.Hoşçakalın.
    Metanet hanım:Güle güle doktor bey.
    Medeniyet hanım tekrar fenalaşır.Metanet hanım,ambulans çağırır ama maalesef artık çok geç. Medeniyet hanım,medeni bir şekilde geldiği dünyadan medeni bir şekilde ayrılır. Merak konusu ebedi alemde kaçıncı eşi ile görüşeceğidir…

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +5 (from 5 votes)
  8. Hatice Tural dedi ki:

    Benimle Evlenir misin ( Öykü) 1. Bölüm

    Betül Almanya’da doğmuş annesi,babası fabrikada çalışan Betül, 7 yaşına geldiğinde memleketi Ordu’ya anneannesinin yanına gelmiş orada büyümüş liseyi bitirmiş üniversiteye hazırlanır.Aynı mahallede yaşayan arkadaşları Büşra,Buse,Eda,ile çok iyi anlaşan Betül’ün Ozan isminde sevgilisi vardır.
    Betül,müziği çok sever sevdiği şarkıları sevgilisi Ozan’a mutlaka gönderir. Ozan’ı çok sinirlendirir Betül,müzik dinlerken telefon çalar arayan
    Ozan:Betül,N’apıyorsun aşkım?
    Betül:Müzik dinliyorum bak LARA’nın çok güzel şarkısı var (ALLAH Versin) isimli sana gelsin.
    Ozan:Sen o şarkının sözlerini biliyor musun?
    Betül:Evet aşkım sözleri de müziği de süper.
    Ozan:Sen benimle alay mı ediyorsun?
    Betül:Niye kızdın ki sevdiğim şarkıları gönderiyorum.Büşra Betül’ü arar.
    Büşra:Betül,bir yerde buluşalım Eda, ile Buse de gelecek.
    Betül:Tamam pastaneye gelin.Kızlar pastanede buluşur.
    Eda:Betül, çok bulutlusun yağmur mu kar mı yağacak.
    Betül:Dolu yağacak dolu.
    Eda:N’oldu Betül,suratın turşu satıyor.
    Betül:Ozan’a LARA’nın(ALLAH Versin) isimli şarkısını hediye ettim çok kızdı telefonu yüzüme kapattı.
    Eda:Sen o şarkının sözlerini iyi dinlemeden sevgiline niye gönderiyorsun? Betül:Nesi varmış ne güzel şarkı.
    Eda:Nesi olacak adam değilsin diyor.sen başka şarkı gönder gönlünü al.
    Betül:Ozan’ı arar O şarkının sözlerine dikkat etmemiştim özür diliyorum sana çok duygusal bir şarkı göndermek istiyorum.İSMAİL YK dan(ALLAH Belanı Versin) Ozan, şarkıyı duyunca yine sinirlenir.
    Ozan:Bak senden şarkı falan istemiyorum.
    Betül:Niye kızıyorsun ben sevdiğim şarkıları sana hediye ettiğim zaman mutlu oluyorum.
    Ozan:O zaman gönderdiğin şarkılara dikkat et.
    Betül,Ozan’nın kalbini kırdığı için çok üzgündür ve kararlıdır sevdiği şarkıyı mutlaka bulacak ve sevgilisine gönderecek gönlünü alacaktır.
    Betül:Ozan, şarkıyı sevmiyor galiba birde şiir göndereyim bakalım usta yorumcu BEDİRHAN GÖKÇE’nin (Ciğerin Yansın) bu şiiri beğenmeyen yok mutlaka Ozan da beğenir Ozan’ı arar şiiri gönderir.
    Ozan:Betül, bence bir süre görüşmeyelim.
    Betül:Sende hiç bir şey beğenmiyorsun peki sana yine BEDİRHAN GÖKÇE’nin (Yar Olamadın) isimli şiirini gönderiyorum.
    Ozan:Bende sana BÜLENT ERSOY’dan (Artık Ne Duamsın Nede Bedduam) isimli şarkıyı gönderiyorum bence uzun süre görüşmeyelim hoşçakal.
    Eda:Betül 1 saattir ne yapıyorsun?
    Betül:Ozan’a şarkı, şiir gönderdim artık benimle görüşmek istemiyor.
    Eda:Yine sinirlendirmişsin bence bir süre arama.
    Betül:Ozan’ın sevdiği şarkıyı mutlaka bulacağım gönlünü alacağım……
    1. bölümün sonu….

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +4 (from 4 votes)
  9. Hatice Tural dedi ki:

    Benimle Evlenir misin? Öykü 2.Bölüm

    Betül:Aşkım sevdiğin şarkıyı buldum (Gel Günaha Girelim) şarkıyı gönderiyorum.
    Ozan:Evet sen bir harikasın işte bu.
    Betül:Önce bir teklifim var.
    Ozan:Evet seni dinliyorum.
    Betül:Benimle evlenir misin?
    Ozan:Kızın erkeğe evlenme teklif ettiği nerede görülmüş?
    Betül:Bir filmde görmüştüm biliyorsun ben kadın ve erkek eşitliğini her zaman onaylıyorum.
    Ozan:Evlenmek için çok erken okulumuzu bitirmemiz lazım.
    Betül:Betül o zaman o şarkıyı göndermiyorum ben başka şarkı düşüneyim.
    Eda:Betül,ne yapıyorsun?
    Betül:Ozan benimle evlenmeyi düşünmüyor ona GÜLŞEN’in (İhanet) isimli şarkısını göndereyim de çıldırsın.Betül, şarkıyı gönderir.
    Ozan:Betül, seni artık sevmiyorum beni bir daha arama.
    Betül:Umurumda değilsin artık.
    Büşra:Betül çok abarttın çocuğu çok bunalttın. bak biz Ahmet, ile 2 yıldır çıkıyoruz hiç sorunumuz yok birbirimizi çok seviyoruz..
    Betül:Büşra, sen herşeyi sineye çekiyorsun.Ahmet başka kızlara bakıyor sen Ahmet’i kaybetmemek için göz yumuyorsun.
    Büşra:Ahmet yalnız beni seviyor sana öyle gelmiş.
    Eda:Kızlar bırakın tartışmayı bara gidelim eğlenelim.Kızlar bara gider birkaç kadeh atınca Betül,Ozan’ı arar.
    Betül:Aşkım ben sana hangi şarkıyı gönderecektim unuttum.
    Ozan:İSMAİL YK dan (Şappur şuppuru) gönderecektin.
    Betül:Ban hiç hatırlamıyorum yarın bakarız.
    Büşra Alkolü fazla kaçırınca yan masaya kadehi atar olay çıkar yan masada ki bayan.
    Emine:Kırkyılın başunda gidelum eğlenelum deduk şu dünkü hamsinun yaptuğuna bak.kıracağum kafasini gözüni tövbe tövbe.
    Fadime:Kaşka bizum uşaklarun mekanına gitseyduk he ula uşağum 2 saattir bi müzik çalaysun kapı gıcırtısı gibibizum havadan çalda horon tepelum da.
    Piyanist:Peki efendim size İSMAİL TÜRÜT’ün Fadima’yi okuyacağım hep beraber okuyalım.Piyanist Fadime türküsünü okur.
    Fadime:Emine,haçan bu herifin bende gözü vardur. Bak ne deyi?
    Emine:Hee bende farkettum hem Fadime türküsünü söyleyi hemde sana bakayi.
    Fadime:hazur gelmuş iken habu uşağu çok beğendum evlenayum.
    Emine:Senun hapisteki nişanlun ne olacak:
    Fadime:Bıraktum o hamsiyi da yüzüğü attumartuk o benum bişeyum olmayi haçan ben bu türkücü hamsiyi çok beğendum onunla evleneceğum.
    Emine:Fadime,bu uşak senden en az 10 yaş küçük sorun olmaz mi?
    Fadime:Bu İstanbul’da herkes kendundan küçük kişilerle evleneyi benum neyim eksuk geç oldi gidelum yarun akşam gene geluruz o uşağa evlenme tekluf edeceğum…….
    2. bölümün sonu…..

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +5 (from 5 votes)
  10. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü

    Efendim Hatice,Samsun’lu İstanbul’da yaşıyor. Samsun’lu Leyla,Hülya adında iki arkadaşı var.Hafta içi çalışan bayanlar hafta sonu Hülya,ve Leyla gezermiş
    Hatice,sanatı, müziği çok sevdiği için şiir yazarmış.Hatice şiir yarışmasına katılmış.
    Leyla:Hatice,n’oldu şiir yarışmasına katılmıştın?
    Hatice:Sondan 1.oldum.
    Leyla:Boyun posun devrilsin utanmadan söylüyorsun.
    Hatice:Ne yapayım yani.
    Hülya:40 kg kızlar seni geçti öylemi?
    Hatice:bende 40 kiloyum.
    Hülya:40+40 mı?
    Hatice:Kızlar teker teker gelin ne oluyor ya.
    Hülya:Neyse olan olmuş müzikli bir yerlere takılalım.
    Leyla:Bara gidelim.
    Hülya:Evet bara gidelim.
    Hatice bence öbür dünyaya gidelim en ucuz orası.
    Hülya:Böyle bir durumda bile espiri yapabiliyorsun.
    Hatice:Ben her durumda espiri yaparım.Kızlar biliyorsunuz ben BÜLENT ERSOY’U çok severim yeni kaseti çıkmış gazinoya gidelim.
    Hülya:Evet bende severim sanat müziğini hemde sana arkadaşlık ederiz.
    Leyla:Evet olabilir Haydi kızlar gidiyoruz.
    bayanlar gazinoya gider ama 1 saat geçmesine rağmen BÜLENT gelmemiştir
    Hülya:Program 24 de başlayacaktı saat 1 oldu hala başlamadı. ben sıkıldım.
    Leyla:O kadar yoldan geldik biraz daha bekleyelim.
    BÜLENT hanım,gazinoya gelir izleyicilere kenardan bir göz atar. Gazino sahibine ben sahneye çıkmam. bu ne ayol huzur evi gibi bütün yaşlılar toplanmış.Gazino sahibi yapmayın sultanım 1 saattir sizi bekliyorlar.
    BÜLENT ERSOY:Neyse çıkayım bari.
    Sunucu:İşte türk müziğinin dev ismi BÜLENT ERSOY,
    herkes ayakta alkışlar değerli sanatçıyı
    BÜLENT ERSOY:Efendim bu gece bana şereflerin en yücesini yaşattınız. Onur duydum malumunuz sanat hayatımın 50.Yılı itibarıyla yeni albümün tanıtımı ve müzik ziyafeti için buradayız (genç değilsen sakın gelme) isimli yeni albümümüzden aynı adı taşıyan eserimizle programıma başlamak istiyorum.Helal mi dünya güzelleri.
    Büyük alkışlarla sanatçı eserlerine başlar şarkının sözleri

    Yaş kemale erdi bende
    Uğraşamam ben seninle
    Bir göz at benim mazime
    Genç değilsen sakın gelme

    Tarihi eser istemem
    Ben sana aşkım diyemem
    Maalesef seni sevemem
    Genç değilsen sakın gelme

    Geldi ömrün son baharı
    Bana heyecan lazım
    Umudumun son anları
    Genç değilsen sakın gelme..
    Hatice Tural
    Gazeteci:Efendim çok garip bir şarkı nereden aklınıza geldi?
    BÜLENT ERSOY:Efendim yüzlerce evlenme teklifi alıyorum. Malumunuz bende genç merakı var.Söylemekten usandım ama anlamak istemiyorlar.Bu şarkı ile sesimi daha iyi duyururum diye düşündüm. Ve bu şarkıyı besteledim.
    dünya güzelleri beğendiniz mi?
    en büyük BÜLENT
    BÜLENT hanım:Çok teşekkür ediyorum.
    Gazeteci:BÜLENT hanım, sizi geçenlerde genç bir erkeğin peşinden koşarken görmüştük yakalayabildiniz mi?
    BÜLENT hanım:Hayır efendim hep modacımın yüzünden ağır elbiseler dikiyor o elbisenin altına topuklu ayakkabı giymem gerekiyor. Topuklu ayakkabı ile koşamıyorum.
    Leyla:kızlar saat 03 kalkalım artık.
    Herkes evine gider.

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  11. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü 2. Bölüm

    Ertesi gün ,Hülya,Hatice,Leyla’nın evine gider.
    Hatice: Kızlar program geç başladığı için sonuna kadar izleyemedik.Bu akşam yine takılalım.
    Leyla: Tamam gideriz.
    Akşam bayanlar yine gazinoya gider.
    Sunucu:Evet değerli izleyiciler T.S.M.dev ismi BÜLENT ERSOY’u sahneye davet ediyorum.
    BÜLENT ERSOY:Alkışlayan elleriniz dert görmesin dünya güzelleri.Efendim
    (Genç Değilsen Sakın Gelme) isimli şarkımı beğenmeyen demeyelim de kırılanlar olmuş.Efendim 35 yaşında ki adam bana evlenme teklifi ediyor.Aaaaa 2. Baharı geçmek üzere ayoool.
    Gazeteci:BÜLENT hanım,35 yaş çok değil bence.
    BÜLENT hanım:Neyse efendim (Genç Değilsen Sakın Gelme) isimli albümümüzün 2. eseri olan (Gel Aşkına Gel) isimli şarkımı 18 22 yaş arası gençlere ithaf ediyor aramalarını bekliyorum..
    Alkışlarla değerli sanatçı eserlerine başlamıştır.Şarkının Sözleri

    Gel Aşkına Gel

    Yurt dışında 3 ay tatil
    Gönlümüzce yaşarız
    Şarkılarla şiirle
    Aşkımızı anlatırız

    Duyguların adresiyim
    Büyük aşklar yaşarım
    Bulamazsın böyle aşkı
    Gel aşkına gel

    Şampanyalar patlatırız
    Tüm kederleri atarız
    Şevk ile başlayan aşkımızı
    Nikah ile renk katarız.

    Hatice Tural

    Gazeteci:BÜLENT Hanım,bu kaset güzel olmamış çok değerli bestekarlar,yazarlar var.Keşke bestekarlar ile çalışsaydınız. Bence bu kaset satmaz.
    BÜLENT ERSOY:Satmasın efendim benim paraya ihtiyacım mı var? benim bir yüzüğüm bir ada satın alıyor. Hükümet gibi kadınım ayool.Ben bu sesimi duyurmaya çalışıyorum.Yaşı ilerlemiş beyefendiler evlenme teklifi etmesin
    diye dünya güzelleri şarkımı beğendiniz mi?
    Seyirciler:En büyük BÜLENT
    Gazeteci:Peki BÜLENT hanım,gençlerin geneli pop müzik dinliyor.Efendim siz pop albüm yapmayı düşündünüz mü?
    BÜLENT ERSOY: Efendim tarzım değil ama bir sonra ki albümümde pop müzik yapmayı düşünüyorum.Ah efendim 3 5 kelimeden oluşan şarkı yapıyorlar.Güzel olanları var ama biz yıllarca dede efendilerden ders alarak sanat hayatına başladım.Bu günlere öyle geldim.Bir daha ki programımızda buluşmak dileğiyle mutlu günler, mutlu geceler, mutlu yarınlar sizlerin olsun hoşçakalın.

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  12. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü 3. Bölüm

    Hatice:Kızlar bu akşam yine gazinoya gidelim.
    Leyla:Böyle giderse işten kovulacağız. Çünkü her gün geç kalıyoruz.
    Hatice:Hadi hadi bir şey olmaz.Hülya’yı ara gidelim.
    Bayanlar yine BÜLENT ERSOY’u izlemeye gider.
    Sunucu:Evet sevgili seyirciler T.S.M dev ismi BÜLENT ERSOY’U sahneye davet ediyorum.
    Seyirciler ayakta alkışlar değerli sanatçıyı.
    BÜLENT ERSOY:Efendim hoşgeldiniz şerefler verdiniz.Onur duydum (Genç Değilsen Sakın Gelme) isimli yeni albümümüzün 3. eseri olan (Ben Aşk Kadınıyım) isimli eserimizle müsaadenizle programıma başlamak istiyorum.İyi eğlenceler dünya güzelleri.
    Şarkının sözleri.

    Ben Aşk Kadınıyım

    Her daim gönlümdesin
    Aşkın ile yanmalıyım
    Kim ne derse desin
    Ben mutlu olmalıyım

    Unutamam seni asla
    Sende baki kalmalıyım
    Gönüllerin sultanıyım
    Ben aşk kadınıyım

    Her günümde sevgin ile
    Hep adını anacağım
    Maziye bir çizgi çekip
    Canına can olacağım.

    Hatice Tural

    BÜLENT ERSOY:Dünya güzelleri şarkımı beğendiniz mi?
    Seyirciler ayakta alkışlar değerli sanatçıyı.
    Gazeteci:BÜLENT hanım böyle kötü şarkı yapmaya devam ederseniz ben bir daha gelmem.
    BÜLENT ERSOY:Gelmeyin efendim sevgili seyirciler sinir ayarımın hasar görmesi nedeni ile bu akşam ki programımızı affınıza sığınarak erken bitirmek istiyorum müsaadenizi istirham ediyorum.Bir sonraki programımızda telafi ederiz hoşçakalın.
    Gazino sahibi:N’oldu sultanım?
    BÜLENT ERSOY:Gazeteci sinirimi bozdu.3 km den belli eski model olduğu ama her akşam burada bende gözü var ne?
    Gazino sahibi:Ben güvenliğe haber veririm gazeteciyi dışarı çıkarır.
    BÜLENT ERSOY:Ben eve gidip dinleneceğim. İyi geceler.
    Gazino sahibi:Siz nasıl isterseniz sultanım.

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  13. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü 4. Bölüm

    Hülya:Kızlar dün akşam BÜLENT hanım,kime sinirlendi?
    Leyla:Gazeteci şarkısına kötü demiş programı yarıda bıraktı.
    Hatice:Bu son programı ben gideceğim siz geliyor musunuz?
    Hülya:Evet ben gelirim.
    Leyla:Bende gelirim hadi hazırlanalım ancak yetişiriz.
    Bayanlar yine gazinoya gider.BÜLENT ERSOY,kenardan seyircilere bakar.
    BÜLENT ERSOY:Ay bu dünya belası gazeteci yine gelmiş.Gazetenin genel müdürü ile konuşup onu umumi gazete dağıtıcısı yaptıracağım.
    Gazino sahibi güvenliğe haber verir gazeteciyi dışarı çıkarırlar.
    Sunucu:Evet sevgili seyirciler T.S.M Divasını sahneye davet ediyorum.
    BÜLENT ERSOY: Efendim fevkaladenin fevkindesiniz inşallah(Genç Değilsen Sakın Gelme) isimli yeni albümümüzün
    tanıtımı nedeni ile konserler düzenlendi.Bu son programımız uzun bir süre
    sahneye çıkamayacağım. Efendim beni tanıyanlar ne kadar dindar olduğumu bilir. Yarab isimli eserimizle programıma başlamak istiyorum.İyi eğlenceler
    dünyaaaa güzelleri şarkının sözleri.

    Yarab

    Gönül haneme hüsran uğradı
    Şu garip kulunu gör artık Yarab
    Sevgilim arayıp bir gün sormadı
    Bir kez halimi sor artık Yarab

    Zevk-i sefada ömür tükendi
    Onca hasrete gönül dayandı
    Tabipler bile çare olmadı
    Şu garip kulunu gör artık Yarab

    Ümidim başka bahara kaldı
    Aşk ile doldu yüreğim yandı
    Eski BÜLENT’ den eser kalmadı
    Derdime derman ol artık Yarab

    Hatice Tural
    BÜLENT ERSOY::Dünya güzelleri şarkımı beğendiniz mi?
    seyirciler değerli sanatçıyı alkışlar ama bir sorun olduğu belli.
    Hatice:Kızlar BÜLENT abla çok başarılı bir sanatçıydı nazar değdi galiba baksanıza şarkıların hiç birisi güzel değil.
    Hülya:Yavaş konuş duyacak.
    BÜLENT ERSOY:Efendim hareketli bir eserimizle programımızı noktalıyoruz.Gözleriniz yaş dolmasın gönül haneniz boş kalmasın.
    Her anınız musiki ile geçsin hoşçakalın dünya güzelleri…..

    Aynaya Bak Aynaya

    İlk görüşte sevdim seni
    Ruh ikizim sandım seni
    Ne kadar vefasızmışsın
    Canan canı sandım seni

    Git artık uzaklara
    Bir daha dönme sakın
    Elbet senide unuturum
    Arayıp sorma sakın

    Aramadım hiç bir kusur
    Gel gir dedim şu kalbime
    Onca yaşına rağmen
    Aynaya bak aynaya

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  14. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü 5. Bölüm

    BÜLENT hanımın konserleri devam ederken sevenleri yine gazinoya gelmiş.BÜLENT diye tutturmuş.
    Sunucu:Efendim BÜLENT hanım,burada değil Size söyledi yeni albüm tanıtımı için konserleri olduğunu.
    Seyirci:BÜLENT, BÜLENT
    Sunucu gazino sahibine durumu bildirir. Gazino sahibi BÜLENT ERSOY’u arar.
    Gazino sahibi:Sultanım neredesiniz seyirciler sizi istiyor?
    BÜLENT ERSOY:İzmir’de konser verdim. Yorgunum gelemem.Son programımda konserlerim olduğunu seyircilere söylemiştim.
    Gazino sahibi:Lütfen gelmeye çalışın.
    BÜLENT ERSOY:Pekala ilk uçakla geliyorum.
    Sunucu:Evet sayın seyirciler BÜLENT hanım, biraz sonra burada olacak.
    BÜLENT ERSOY,gelmiş, ve sürpriz bir şekilde sahneye çıkmış, ama çok sinirlenmiştir.
    Sunucu:BÜLENT hanımın,gerginliğini yüz ifadesinden anlamış, rakısını getirmiş,saz ekibine hicaz eser çalmasını söylemiş BÜLENT hanım,sakinleşmiştir.
    BÜLENT ERSOY:Efendim Samsun’lu bestekar şarkısını benim yeni albümüme almam için çok reca etti.Bende bu albümde bestelerimi kendim yaptığımı söyledim.Ama çok üzüldü neyse efendim bir bakalım beğenirsem alırım dedim.Aaaaa şarkının ismini duyunca bastım kahkahayı ay vallahi çatlak ayol ben şarkıyı okuyayım sizde beğenirseniz alırım.

    Yine Geldi Eserlerim

    Bu aşka veda ettim
    Kalmadı bende sızın
    Senden artık vazgeçtim
    Görmesin seni gözüm

    Sinirim tavan yaptı
    Tansiyonum rekorda
    Olma artık istemem
    Ne gerçek ne rüyamda

    Buzdan icat edilmiş
    Seni yalnız seven bendim
    Öfkem aşkımı yendi
    Yine geldi eserlerim..

    Hatice Tural

    BÜLENT ERSOY:Efendim şarkıyı beğendiniz mi?
    Seyirciler uzun süre alkışlar değerli sanatçıyı.
    BÜLENT ERSOY:Ne kadar duygusal bir şarkı öyle mi?
    Gazeteci:BÜLENT hanım,efendim sanat camiasında ki en güzel Türkçe konuşan bir siz varsınız, birde Mustafa Topaloğlu,
    BÜLENT ERSOY:Ben Mustafa bey, ile konuşmuyorum.
    Gazeteci:N’oldu BÜLENT hanım,
    BÜLENT ERSOY:Efendim beni uzaya götüreceğine söz vermişti.2 yıl oldu hala uzay gemisi yapamamış dünya beceriksizi.
    Gazeteci:Ama BÜLENT hanım,Allah korusun uzayda mahsur kalırsınız.
    BÜLENT ERSOY:Ne olacak ayol bi uzaylı bulup evlenirim.
    Gazeteci: BÜLENT hanım,ben görmedim ama uzaylılar çok çirkinmiş,üstelik
    antenleri de varmış.
    BÜLENT ERSOYAaaa ne olacak:estetik yaptırırız. Ben çok yorgunum müsaadenizi reca ediyorum..Bir sonra ki programımızda görüşmek üzere hoşçakalın efendim….

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  15. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü 6. Bölüm

    BÜLENT ERSOY:Almanya konserine hazırlanırken telefonu çalar arayan gazino sahibi.
    Gazino sahibi:BÜLENT hanım,salon dolu seyirciler sizi istiyor lütfen gelin.
    BÜLENT ERSOY:Gelemem efendim Almanya’da konserim var, uçağım:kalkmak üzere.
    Gazino sahibi:Lütfen hanımefendi konseri erteleyin.
    BÜLENT ERSOY:Gelmiş, sürpriz bir şekilde sahneye çıkmış,seyirciler alkışlasa da BÜLENT hanımın,gerginliği geçmemiş.
    Sunucu:Değerli seyirciler BÜLENT hanım, konserini erteledi sizin ısrarınız nedeni ile lütfen bundan sonra böyle sorunlar olmasın lütfen efendim.
    Hülya:BÜLENT hanım,10 dakikadır sahnede hiç konuşmadan duruyor,ne düşünüyor acaba?
    Hatice:Seyicilere hangi makamda bağırsam diye düşünüyor.Geç oldu biz kalkalım.
    Hülya:Korktun değil mi? en çok BÜLENT diye bağıran sendin.Ben şimdi BÜLENT hanıma,söyleyeceğim.
    Hatice:Kızlar sizi bilmem ama ben bundan sonra ki programları tv den izleyeceğim.
    BÜLENT ERSOY:Efendim malumunuz şu ana kadar sevgili seyirciler,değerli seyirciler diye başlıyordum söze bundan sonra sadece seyirciler bölümünü kullanacağım.size şarkı okumayacağım.bütün gece böyle bakışırız.
    Sunucu:Oğlum koş bir büyük rakı getir,Sazlara söyle hareketli bir şeyler çalsın.
    BÜLENT ERSOY:Bir kaç kadeh içtikten sonra müziğinde etkisi ile sakinleşir.
    Gazeteci:BÜLENT hanım,siz sinirli olduğunuz zaman hangi makamda bağırıyorsunuz?
    BÜLENT ERSOY:Efendim sanat hayatım boyunca edebe,Adaba uygun sözler sarfettim ama bazen insanı çileden çıkarıyorlar.Bende (Çile Bülbülüm Çileyi) okuyorum.Diğer tartışmalarda Hicaz ile başlayıp potpuri ile noktalıyoruz.Sende hiç bir fırsatı kaçırmıyorsun.
    Gazeteci:Görevimiz efendim.
    BÜLENT ERSOY:Evet dünya güzelleri malumunuz bir süre önce tüm Türkiye’yi ve beni yasa boğan çoook üzücü olay yaşandı. MÜZEYYEN SENAR’ın ölümü efendim müsaadenizle yüz yılın en büyük sanatçısı ve benim çoook sevdiğim Türk sanat müziğinin dev ismi olan MÜZEYYEN SENAR’ı anmak ve sevdiği şarkıları okumaya çalışacağım, beni duyacağına inanıyorum. Mekanı cennet olsun.Konserler sonrası burada olacağım çal evladım.(Benzemez Kimse Sana) (Ada Sahillerinde Bekliyorum) (Kırmızı Gülün Ali Var) gönül hanenize hüsran,Ailenize keder,sizlere ölüm uğramasın hoşçakalın dünya güzelleri….

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  16. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü 7. Bölüm

    Leyla:BÜLENT ERSOY’un konserleri sona ermiş, programına başlamış kızlar gidelim mi?
    Hülya: Bence olur.
    Hatice:Benim başım ağrıyor siz gidin.
    Leyla:Sen istediğin zaman biz seni yalnız bırakmadık hadi hadi bir şey olmaz.
    Hatice:Peki gidelim.
    Bayanlar gazinoya gider.
    Sunucu:Evet sevgili seyirciler beklenen an geldi.T.S.M. divasını alkışlarınızla sahneye davet ediyorum.
    BÜLENT ERSOY:Efendim sizlerle beraber olduğuma ne kadar bahtiyarım.konserlerim nedeni ile bir süre ayrı kaldık güzel bir gece geçirmeniz dileği ile iyi eğlenceler.
    Sunucu:BÜLENT hanım,size bir sürprizimiz var.
    BÜLENT ERSOY:Aaaa merak ettim ne acaba?
    Sunucu:Beyefendiyi gönderin.
    BÜLENT ERSOY:Sürpriziniz bu muydu? bu adamın ahı gitmiş vahı gitsem mi gitmesem mi diye düşünüyor,siz buna sürpriz mi diyorsunuz?
    Sunucu:Efendim beyefendi sizin hocanızmış öyle söylüyor.
    BÜLENT ERSOY:Ben tanıyamadım.
    Hoca.BÜLENT beni tanımadın mı T.S.Musiki üstadlarından Şerafettin Karabulut.
    BÜLENT ERSOY:Hocam lütfen kusuruma bakmayın uzun yıllar geçti tanıyamadım nasılsınız iyi misiniz?
    Şerafettin bey:Ben iyiyimde sen iyi misin? yeni kasetin çıkmış tesadüfen gördüm ve dinledim.hiç beğenmedim saçma, sapan şarkı yapmışsın ben seni böyle mi yetiştirdim?
    BÜLENT ERSOY:Aman efendim tabi ki siz daha iyi bilirsiniz.Size saygımız sonsuz ama hocam hangi şarkımı beğenmediniz?
    Şerafettin bey:Hiç birisini beğenmedim.Birde kasetin ismi var gel mi gelme mi adınıda unuttum neydi kasetin ismi?
    BÜLENT ERSOY: Eeee efendim albümümüz çok yeni olduğu için adını daha sonra düşüneceğiz.
    Şerafettin bey:Ama kasetin üzerinde yazıyordu kasetin ismini bilen yok mu?
    Saz ekibinden Metin bey,
    Metin bey:efendim kasetin ismi (Genç Değilsen Sakın Gelme)
    Şerafettin bey:Bu nasıl isim bana bak BÜLENT ya doğru, düzgün şarkı yaparsın yada basarım sıfırı haberin olsun.O kasetin ismini de değiştir.
    BÜLENT ERSOY: Siz nasıl emrederseniz efendim.

    Hocam

    Her derde devadır müzik bilirim
    Bir hicaz makamı çalıver hocam
    O güzel sözler neler anlatır
    Güzel bir eser çalıver hocam

    İster kanun ister ud ile
    İster keman ister saz ile
    Nihavent şarkı bir de sen söyle
    Bir hüzzam makamı çalıver hocam

    Bir eser çal da ruhum dinlensin
    Bir de maziyi analım gitsin
    Ayrı kalmış yardan gönül neylesin
    Bir de benim halimi soruver hocam

    Sevgiye adadım tüm benliğimi
    Sevmeyen anlamaz gönül derdi mi
    Bakidir bende onun sevgisi
    Şu garip aşığı görüver hocam…..

    Hatice Tural

    BÜLET ERSOY:Efendim bu şarkımı size ithaf ediyorum, beğeneceğinizi ümit ediyorum değerli hocamız,Şerafettin beyefendi.
    Şerafettin bey:Neyse bu fena değil o kaseti toplattıracaksın, çöpe atacaksın,
    Benim yönetimimde yeni kaset çıkaracaksın. Basarım sıfırı hıııı.
    BÜLET ERSOY:Nasıl olur efendim o kadar emeğimiz var.değerli seyircilerim nihayetince hocamızı kıramadım kasetleri toplattırıp çöpe attık.duygularımı en güzel şekilde anlatabilmek için çıkardığımız (Genç Değilsen Sakın Gelme)
    isimli albümümüz böylece iptal oldu. Sesimi yeterince duyuramadım şimdi genç olanda geliyor olmayanda ha ha ha ha….
    7. Bölümün sonu…..

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  17. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü 8. Bölüm.

    BÜLENT ERSOY:Değerli izleyicilerim müsaadenizle bu akşam zamanımız yettiği sürece istek şarkılara yer vermek istiyorum.Helal mi?
    Seyirciler,ayakta alkışlar değerli sanatçıyı.
    Leyla:Hatice, şarkı isteyelim.
    Hatice:Ben istedim bile.
    Leyla:Hangi şarkıyı istedin?
    Hatice:(Baharı Görmeden Yaz geldi Geçti) şarkısını istedim.
    Leyla:Allah cezanı versin.Peki ne dedi?
    Hatice:Belli evladım belli dedi.
    Şerafettin bey:BÜLENT,(Gündüzüm Seninle Gecem Seninle) isimli bir şarkı vardı onu okur musun?
    BÜLENT ERSOY:Okurum efendim okurum.
    Şerafettin bey:O şarkıyı senin kasetine alalım.
    BÜLENT ERSOY:Efendim eski şarkılar ağır olduğu için gençler dinlemiyor,hareketli eserlerden olsun albümümüz.
    Şerafettin bey:Senin gençlerle ne işin var?
    BÜLENT ERSOY:Ayyy bayılacağım şimdi.
    Sunucu,olanları görür olaya müdahale eder,
    Sunucu:Sayın Karabulut Siz dinlenin daha sonra konuşursunuz. Buyurun efendim ben sizi otelinize götüreyim.
    BÜLENT ERSOY:Ayy fenalık geldi içecek bir şeyler getir evladım.Efendim istek şarkılara bi bakalım.(Baharı Görmeden.Yaz Geldi Geçti) (Onun Nikahı Bende) (Öyle Gel) Öyle Gel isimli bir şarkı hatırlamıyorum bunu kim yazdı?
    Seyirci:Benim bestem efendim siz büyük bir sanatçı olduğunuz için fikrinizi almak istiyorum.
    BÜLENT ERSOY:Neyse bir bakalım güzel olmuş mu? hııı biraz daha çalışırsanız olur diye düşünüyorum.
    Gazeteci:BÜLENT hanım,sevgilinizle kıskançlık yüzünden kavga ettiğiniz doğru mu?
    BÜLENT ERSOY:Sen neredeydin evladım geç kaldın?
    Gazeteci:Cevap vermeyecek misiniz?
    BÜLENT ERSOY:Evet efendim tanıştığımıza eskisi kadar memnun değilim.
    Gazeteci:Peki BÜLENT hanım,sevgilinize beste yaptınız mı?
    BÜLENT ERSOY:Evet efendim beraberliğimizin ilk 3 ayı için (Sensiz Yaşayamam) 6. ayı için (Unutmaya Çalışırım) kıskançlıklar artınca sinirler gerilince de (Bırakın Gitsin) isimli şarkılar yazdım.
    Gazeteci:Bence biraz sert davranmışsınız.
    BÜLENT ERSOY:Ne yapayım evladım benim ünlü bir sanatçı olduğumu bilerek ilişkiye başladı.Sokağa çıksam sevenlerimin büyük ilgisi ile karşılaşıyorum.Oda çok rahatsız oluyor.
    Gazeteci:Peki BÜLENT hanım,75 yaşlarında olan hocanızın sözü ile kaseti geri çektiniz.
    BÜLENT ERSOY:Efendim ben bu güne kadar büyüklerime,hele ki sanatkar büyüklerime asla saygısızlık yapmadım, bundan sonrada yapmam.
    Şerafettin bey:BÜLENT nerde kalmıştık?
    BÜLENT ERSOY:Aaaaa yine gelmiş. Bende seyircilerimizin iznini reca ediyordum,tansiyonum düştü galiba.Evet benim vefakar seyircilerim.en güzel düşler,en güzel hisler,en güzel aşklar sizlerin olsun hoşçakalın dünya güzelleri….

    8.Bölümün Sonu……

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  18. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü 9. Bölüm

    Leyla:Hatice, benim Teşvikiye’de işim var,Hülya’yı ara beraber gidelim, hem dolaşmış oluruz..
    Hatice:Olur şimdi ararım.
    Hatice,Hülya’yı aramış, Hülya gelmiş bayanlar Teşvikiye gitmiş Teşvikiye camisinin önünden geçerken kalabalık Hatice’nin dikkatini çekmiştir.
    Hatice:Leyla, sağa çekde bi bakalım.Pardon hanımefendi bu kalabalık ne cenaze mi var?
    Hanımefendi:Hayır MÜZEYYEN SENAR’ın mevliti var.
    Hatice:Kızlar MÜZEYYEN ablanın mevliti varmış bizde dinleyelim.
    Leyla:İşimiz yok hem dua etmiş oluruz haydi gidelim.
    Hatice:Geç kaldık mevlit bitmiş, şimdi duası verilecek.
    İki hoca mevlit okumuş hocalardan Ahmet beye telefon gelmiş.
    Ahmet bey:Hocam müsaade ederseniz benim acilen gitmem gerekiyor duasını siz verir misiniz?
    Muhammet bey:Tabi ki sorun yok gidebilirsiniz.
    Ahmet bey:Allah sizden razı olsun hayırlı günler.
    Muhammet bey:Cümlemizden razı olsun hayırlı günler.
    Muhammet bey:Mevlit duasına başlamadan tansiyonu düşmüş,fenalaşmıştır.
    mikrofonu almış kardeşlerim ben çok rahatsızım içinizden birisi Allah rızası için mevlit duasını versin.
    Hatice:Leyla bak BÜLENT abla burada o verir.
    Yanında ki bir kişi konuşulanları duyar BÜLENT ERSOY’a rica eder.
    BÜLENT ERSOY:Tabi efendim duası hangi makamda veriliyordu acaba?
    ben hallederim Efendim hoca efendinin rahatsızlığı nedeni ile büyük insan MÜZEYYEN SENAR’ın mevlit duasını müsaadenizle ben vereceğim.

    Yarab
    Kimseyi kırmadan ömür tüketti
    Var ise günahı affeyle Yarab
    Şüphesiz insanlara büyük lütuftu
    Var ise günahı affeyle Yarab

    Ne büyük insan çınar gibiydi
    Berrak tertemiz sular gibiydi
    Sesi her derde deva gibiydi
    Var ise günahı affeyle Yarab

    Koskoca ömür nasılda geçti
    Her daim vefayı aşkı bilendi
    Gönüller sultanı oldu yıllarca
    Var ise günahı affeyle Yarab

    Dileğim en güzel cennette olsun
    Tüm gönüllere tahtını kursun
    Hüsrandan, kederden hep uzak olsun
    Var ise günahı affeyle Yarab.

    Hatice Tural

    MEKANIN CENNET OLSUN MÜZEYYEN ABLA..
    BÜLENT ERSOY:Çoook üzgünüm efendim gözyaşlarımı tutamıyorum lütfen kusuruma bakmayın müsadenizle
    Leyla:Büyük insandı nur içinde yatsın.
    Hülya:Mekanı cennet olsun.Hadi gidelim….

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)
  19. Hatice Tural dedi ki:

    Bu Akşam Takılalım Öykü 10. Bölüm

    Hülya: kızlar gazinoya gidelim mi?
    Leyla:Evet bende aynı şeyi düşünüyordum.
    Hatice:BÜLENT ablanın hocası ile başı dert de galiba gidip bakalım.
    Bayanlar gazinoya gitmiş,Şerafettin Karabulut BÜLENT ERSOY’dan önce gelmiş, BÜLENT ERSOY, sürpriz bir şekilde sahneye çıkmış,sayın Karabulut
    ile karşı karşıya gelmiştir.
    Şerafettin Karabulut::Bana bak BÜLENT, önceki akşam beni görünce niye kaçtın?
    BÜLENT ERSOY:Hayır efendim rahatsızdım istirham ediyorum lütfen buyurun oturun.
    Şerafettin Karabulut:Yeni kasetin için beste yaptın mı?
    BÜLENT ERSOY:Hayır efendim şu an albüm yapmayı düşünmüyorum.
    Şerafettin Karabulut:Çok güzel kaset yapmalısın ben seni böyle mi yetiştirdim? peki rahmetli olan sanatkar büyüklerine şarkı, şiir yazdın mı?
    BÜLENT ERSOY:Evet efendim sanatkar büyüklerimizi her daim anıyorum, her makamdan eserler gönderiyorum,birde onlar için şiir yazdım müsaade ederseniz okuyayım ne dersiniz dünya güzelleri okuyayım mı?
    Seyirciler ayakta alkışlar büyük sanatçıyı.
    BÜLENT ERSOY:İlginize çok teşekkür ediyorum değerli seyircilerim.

    Üstadım
    Sanat aleminden kimler geldi geçti
    Bestekarlar,yazarlar sanatın özü gitti
    Kimi ses sanatçısı kimi saz ustasıydı
    Üstadım ustaları unutma ne olursun
    Üstadım bir eser çal ruhları şad olsun

    Yaptığı eserlerle gönülleri fetetti
    Bıkmadan, usanmadan yıllarca çalıştı
    Ödenmez hakları olsak da mezar taşı
    Üstadım ustaları unutma ne olursun
    Üstadım bir eser çal ruhları şad olsun

    Ne çınarlar yıkıldı gitti meçhul aleme
    Unutuldu zamanla ne yazık bu dünyada
    Yılda bir gün anılıyor mezarının başında
    Üstadım ustaları unutma ne olursun
    Üstadım bir eser çal ruhları şad olsun….

    Hatice Tural

    Şerafettin Karabulut:Evet BÜLENT, her gün ruhlarına birkaç eser göndermelisin onlar seni duyar.
    BÜLENT ERSOY:Evet değerli izleyicilerim programımıza hicaz eser olan (Benzemez Kimse Sana) ile devam ediyoruz
    Şerafettin Karabulut:Hayır BÜLENT,(Artık Ne Duamsın Nede Bedduam) o şarkıyı oku.
    BÜLENT ERSOY:Evet efendim (Artık Ne Duamsın Nede Bedduam) isimli şarkıyı okuyorum ve size ithaf ediyorum..
    Gazeteci:BÜLENT hanım,bir süredir takip ediyorum, Hocanız sizin her şeyinize karışıyor siz bu durumdan rahatsız mısınız?
    BÜLENT ERSOY:Evet efendim sanatkar büyüğümüz yaşı da oldukça ilerlemiş
    üzülmesini,kırılmasını istemiyorum ama tehammül etmekte zorlanıyorum.Fevkaladenin fevkinde olan hayatımın f si bile kalmadı.Gördüğünüz gibi programımızda istediğimiz eserleri okuyamıyorum.Ama mutlaka bu sorunu halledeceğim 55 yıllık BÜLENT, ile Karabulut değil kara şimşek olsa uğraşamaz değil mi efendim?
    Gazeteci:Orasını bilemem
    BÜLENT ERSOY:Evet daha önce neden düşünemedim? çareyi buldum…

    10. Bölümün Sonu….

    Hatice Tural

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: +1 (from 1 vote)

Yorum Yaz

Yukarı Çık