DOLAR: 3.77 TL
EURO: 3.99 TL

Telegram Nedir? Telegram İşkence Midir?

29.08.2014
105 kez görüntülendi

Telegram Nedir? Telegram İşkence Midir?

Telegram kelimesi Salih Mirzabeyoğlu ile gündeme gelen ve daha çok onun sayesinde tanıdığımız bir kelimedir. Telegram bir işkence türüdür ve Salih Mirzabeyoğlu hapiste kaldığı 16 yıl boyunca kendisine telegram yöntemiyle işkence edildiğini iddia etmektedir. Peki, telegram nedir? Bu sorunuzunun cevabını yazımızın içeriğinde bulabilirsiniz.

Telegram Nedir?

Yukarıda da bahsettiğğimiz gibi telegram kelimesini Salih Mirzabeyoğlu tarafından öğrendik. Bu kelime literatürümüze girişi 2003 yılında Mirzabeyoğlu tarafından yayınlanan Telegram isimli kitabına dayanıyor. Kartal F-Tipi Cezaevinde kalan  Mirzabeyoğlu kendisiyle uzaktan araçsız bir şekilde irtibat kurulduğunu ve bu yolla işkence edildiğini ileri sürüyor. Telegram sözcüğünü de Telegramcıların ağızlarından kaçırdıkları bir kelime olarak kaydedip işkencesinin bu olduğunu iddia ediyor. Bu işkence metodu zihin kontrolü olarak bilinir. Telegramın askeri sır olarak tutulan bir araçla yapıldığını ve bu aracın NATO dan sağlandığı da iddia ediliyor. Telegram kişinin hür iradesine etki eder ve ele geçirmeye çalışır. Her hangi bir noktasına elektromanyetik dalgalar yollanarak kişi rahatsız edilir. Bu işkence türünde amaç kişinin kanıtlayamayacağı ve ifade etmekte güçlük çekeceği türden bir işkence uygulamaktır. Mirzabeyoğlu kimsenin böyle bir işkence türünü bilmediği için doktorların bile akıl hastası yada major depresyon olarak gördüğünden şikayet ediyor. Beynimdeki Yabancı isimli kitabın yazarlarından olan Ali Selman Demirbağ durumu şöyle açıklıyor:

 “Uzaktan beyin okuma ve yönlendirme teknolojisinin temellerini atan SSCB 1960-65 arası Moskova’daki büyükelçilik binasında görevli Amerikalı personelin çeşitli fiziksel ve zihinsel hastalığa neden olan elektromanyetik sinyallerle kuşatıldığının farkına varılmasıyla, bu teknolojiden haberdar oldu. Geçmişte ABD Savunma Bakanlığı’nda Bilim Danışmanı olarak görev yapan Dr. Stephan Possony, ABD’nin bu alandaki ilk kapsamlı projesi ve Moskova’daki elçinin ve diğer çalışanlardan bir çiftin, lösemi nedeniyle ölmesinden sonra tümüyle Pandora projesi olarak bilinen proje CIA’yi, İleri Araştırma Proje Ajansı (ARPA) nı, devlet departmanını, donanmayı ve orduyu da içeren TUMS, MUTS ve BAZAR Projeleri gibi çok sayıda paralel projeyi kapsıyordu.
SSCB’de, 1970 başlarında 20’den fazla laboratuar kurulur. Sovyet Bilimler Akademisi sayısız deney gerçekleştirir. Parapsikolog Naumov’un o tarihlerdeki açıklamaları, masum bir bilim adamının görüşlerini yansıtıyor gibidir;
“Biz, insanda şuur dışı gerçekleşen bir haberleşme sistemini bulmak üzereyiz. Bir insan, normal şuuru dışında başka bir insanı etkileyebilir mi? Bu telesomatik akımların yayılmasına neden olan şartlar neler? Bu telesomatik akımlar belirsiz bir boyutun bilinmezliği içindedir. İşte bu bilinmeyen enerji üzerinde yapılacak çalışmalar beşeri münasebetleri mükemmel bir ahenk içine sokabilir.” 

Telegram sayesinde insanların jest ve mimikleri değiştirilebiliyor ve kırmızı ve beyaz kasları doğrudan etkileyebiliyor.

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık