DOLAR: 3.77 TL
EURO: 3.99 TL

Lazca Nasıl Bir Dildir? Tarihçesi Nasıldır?

29.04.2014
179 kez görüntülendi

Lazca Nasıl Bir Dildir? Tarihçesi Nasıldır?

Evet bu yazımız ise lazlarla ilgili… Kimileri için yalnız fıkralardan ibaret olan kimileri için Karadeniz bölgesinde yaşayıp ‘celeyrum, cideyrum’ ağzı ile konuşan insan toplulukları… Hatta birileri için Kuzeyli Türk olan Lazlar..
Ve Lazca… Kaybolmaya mahkum edilmiş yüzlerce dil ile aynı kaderi paylaşan,asimilasyonu en ağır şekliyle yaşamış ve nihayetinde yorulmuş, varlığını sürdürebilmesi için önce asıl sahiplerini ardından tüm insanlığı bekleyen Lazca…
Türkiye topraklarında yüzyıllar boyunca yaşam mücadelesi vermiş, kültürlerini korumaya ve yaşatmaya çalışmış milletlerden biridir Lazlar. Cumhuriyetin kurulmasından sonra devletin tek tipleştirme politikalarına maruz kalmış tüm Türkiye halkları gibi asimilasyonla adete boğulmuş ve nihayetinde bugün Lazların fıkralardan ibaret olduğunu düşünen büyük bir kitlenin oluşumuna sebebiyet vermiştir.

Bakalım Lazların konuştuğu Lazca neymiş…

Türkiye’nin Doğu Karadeniz kıyı şeridinde Rize ilinin Pazar ilçesinde bulunan Melyat Deresi’nden itibaren ve Gürcistan’ın Türkiye ile paylaştığı Sarp köyüne dek yaşayan Laz halkı tarafından konuşulan ve eski Kolhis dilinin devamı olduğu sanılan, Zanik bir Kafkas dilidir.

 

Tarihçe

20. yüzyıla kadar Lazlar ve Megreller bağlı bulundukları ülkeler doğrultusunda Kiril, Gürcü ve Arap alfabelerini kullanılmışlardır. Lazların M.Ö. 6-7. yüzyıllar ve sonrasında Helen kolonizasyonu ile başlayan Laz-Yunan ticari ve kültürel ilişki döneminde tapınaklarına Yunan harfleriyle yazılar yazdıklarını biliyoruz. Hatta Lazların Kudüs’te kendilerine ait bir kiliselerinin olduğunu, Lazca yazılmış İncillerinin bulunduğunu da biliyoruz. Yunan kaynaklarına göre Kolhis’de, bugünkü Poti çevresinde bir retorik eğitim merkezi bulunuyordu. Bu merkezde aynı zamanda felsefe dersleri de veriliyordu ve kolonicilerin çocukları olan Yunan öğrenciler de devam ediyordu buraya. Ve bu merkezde Kolhisçe yani Lazca ve Megrelce’nin ayrılmamış versiyonunda ve Eski Yunanca dil eğitimi veriliyordu. Alman araştırmacı Rosen tarafından 1843 te yayınlanmış çalışması Lazca üzerine yapılmış ilk bilimsel çalışmalardan birisidir.

Yakın tarihte ilk Lazca çalışmalarını, ilk Lazca grameri yazan Rus filolog Niko Marr’a göre Hopalı Faik Efendi başlatmıştır. 1920’lerde İskenderi Ǯit’aşi(ისენდერი წიტაში) Sohum’da direktörlüğünü yaptığı Laz okullarında “Alboni” adlı alfabeyle kendisine ait “OǨİTXUŞİ SUPARA”(Okuma Kitabı) adlı ders kitabıyla Lazca eğitim verdi. Sonra yine Abhazya’da Mçita Muru3xi (kızıl yıldız) gazetesi yayımlanıp Lazca tiyatro eserleri sergilendi, Lazca broşürler basıldı. 1930’larda Atatürk’ün aracılığı ile Türkiye’ye getirilen Fransız dilbilimci Prof. Georges Dumézil de Arhavili Lazlar arasından derlediği masalları “Contes Lazes” ismini verdiği kitabta Paris’te yayımladı.

Laz alfabesi Latin kökenliydi. Mevcut Türk alfabesine Lazca sesler eklenerek yeni alfabe oluşturuldu.1991’te Osman Tamtruli’ye ait Nana Nena isimli Lazca ders kitabı Almanya’da yayımlandı.1992’te Lazuri Ambarepe (Lazca Haberler) isimli bir dergi yine Almanya’da yayına başladı. Ardından Parpali dergisi geldi. Ardından alfabe Ogni, Türkiye Lazlarına ait ilk Lazca dergiyle Türkiye’de kullanıldı. Ve Mjora ve Sima gibi Lazca dergiler bu alfabe ile birkaç sayı çıkardılar. Günümüzde kabul gören alfabe budur. Lazcanın yakın bir zamana kadar hiç yazılamamış olmasından dolayı standart bir yazım dili oluşturulamamıştır.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık