DOLAR: 3.79 TL
EURO: 4.05 TL

KUŞLAR NASIL ÖTER VE KUŞLAR ÖTMEYİ NASIL ÖĞRENİRLER?

20.05.2014
166 kez görüntülendi

KUŞLAR NASIL ÖTER VE KUŞLAR ÖTMEYİ NASIL ÖĞRENİRLER?

Kuşların ötmeleri üzerine yapılan çalışmalar, insanlardaki bazı mekanizmaları anlamamıza yardım etmiştir. Bunlardan biri zekânın 18 yaştan önce geliştirilmesi gerektiğidir.

Bazı ilim adamları, öten kuşlar üzerinde, özellikle Afrika’nın tropikal örümcek kuşu üzerinde araştırma yaptılar. İlk konu, kuşların ötmeyi nasıl öğrendiği idi. Ötme bir talim işi olup kuşta yaratılıştan mevcuttur ve beyin yapıları 
ötme mekanizmasını organize edebilecek kapasiteye sahiptir. Bu mekanizma, sadece bir potansiyeldir, taklitle ortaya çıkar. 

Eğer siz de merak ediyorsanız kuşlar tam olarak nasıl ötüyor, yazmızı okumanızı şiddetle tavsiye ederiz…

Kuşlar nasıl ses öter?
Kuşlar, insanlardaki gibi bir gırtlağa sahip değildir. Bunun yerine onlarda “syrinks” adı verilen bir organ vardır. Syrinks, kuşun göğsünün derinliklerinde, trakelerinin (nefes borularının) iki kola ayrıldığı yerde çift olarak bulunur. Bilim adamları; kuşların boğazlarına fiber optik kablolar yerleştirerek, ortamlarına helyum ve oksijen verip veya gagaları açıkken öttürüp, kızıl ötesi ve X ışını kameralarıyla izleyerek, bu harikulade enstrümanın nasıl çalıştığı konusunda bilgi elde edinmeye çalışmaktadır. 
Syrinkslerin bir parçası dinlenirken diğer parçası ses çıkarabilecek şekilde tanzim edilmiştir. Bir kuş, aynı anda iki farklı ses çıkarabilir, hatta kendisiyle düet yapabilir.
Kardinal kuşları, bronşlarını bir taraftan diğer tarafa kapatabilir. Kanaryalar, bir taraftan öterken diğer taraftan da nefes alabilir. Sığır kuşları, her saniyede 30 ayrı notayı çıkarabilecek şekilde yaratılmıştır.
İnsan seslerini taklit etmek çok zordur. Papağanlar, muhabbet kuşları, sinek kuşları, Yaratıcı’nın onlara ilham ettiği değişik teknikleri kullanarak O’nun isimlerine tercüman olmaktadır. Papağanların birçok kuştan farklı olarak, insanlar gibi, kalın dilleri vardır. Ayrıca, bu kuşlara, insandaki gibi olmasa da, sevk-i ilahi ile seslerine farklı manalar yükleme kabiliyeti de verilmiştir. Kuşlar, syrinkslerinden basit sesler çıkarır. Sonra bu ham sesler, ağız, boğaz ve dil vasıtasıyla şekillendirilir. Muhabbet kuşu (melopsittacus undulatus) türleri, syrinkslerinde iki-üç kilohertz frekansta sesler üretir ve ayrıca bu seslere özel titreşimler ekler. Bu işlem, çok iyi bilinen A-M radyolarının dayandığı sisteme dayanır ve frekans modülasyonu olarak adlandırılır. Muhabbet kuşlarının bunu nasıl yaptığı hala sırrını korumaktadır.
Bütün kuşlar ses çıkarır; ancak kuşların çıkardığı her ses, şarkı olarak adlandırılmaz. Şarkı söylemek, sadece passeriformes (ötücü kuşlar) takımına ait bir özelliktir. Bu, kuşların neredeyse yarısının şarkı söylemediği anlamına gelir. Kuşların çoğu, şarkı olarak adlandırılamayacak sesler çıkarır. Bu seslerin fonksiyonları ve çağrı özellikleri göz önüne alındığında gerçek şarkılardan ayrıldıkları görülür.
Kuş seslerindeki mesaj 
Her kuş ötüşü; tehlike, bölgesini belirleme, toplanma, beslenme ve hoşlanma gibi birçok mesaj ihtiva eder. Kuşlar, bu mesajların hepsini kullanmaz; ama bu kategorilerden birini mutlaka kullanır. Kuşlardan bazıları, farklı çevre şartlarında yaşamalarına rağmen aynı çağrıları kullanabilir. Bununla beraber, kuşlara 5-15 arası ayrı mesaj taşıyan ses çıkarabilme kabiliyeti verildiği kuş bilimciler (ornitologlar) tarafından tespit edilmiştir. 
Anne, baba ve yavru kuşların birbirini tanımasında, sesin, görmekten daha tesirli olduğu bulunmuştur. Sağır bir hindi, yavrularını; tavuklar, sessiz civcivlerini tanıyamaz. Sümsük kuşu türleri (sula sp.), koloni halinde üreyen türlerdir ve yuva yaptıkları alan binlerce kuşun gelip geçtiği, gürültülü bir ortam olmasına rağmen bukuş kendi eşini binlerce hemcinsi arasından saniyenin onda biri kadarlık bir ötüşle hemen bulur. Araştırmalara göre koloni halinde üreyen fertlerde, yavru ebeveynini sadece sesiyle tanıyabilmektedir.
Allah, simaları çeşit çeşit yarattığı gibi, kudretinin bir delili olarak sesleri de tür içinde farklı yaratmış, böylece insanın ve diğer canlıların hayatlarının düzenlenmesindeseslere de bir rol vermiştir.
Kuşlar, hayatlarının çok erken safhalarında, hatta yumurtadan çıkmadan evvelseslerini kullanabilme kabiliyeti ile donatılmıştır. Mesela bıldırcın yavruları birbirleriyle ve anneleriyle haberleşmeye yumurta içindeyken başlar. Bu sayede yavrular, yumurtadan eş zamanlı çıkar. Pelikan yavrusu, annesine yumurta içinin çok sıcak veya soğuk olduğunu bildirebilir. Bu yolla, daha yumurtadan çıkmadan ebeveyniyle iletişim kurması sağlanır. Anne, yumurtadan çıkan yavrulara kendi yanından fazla uzaklaşmamaları konusunda uyarıcı ötüşler yapar.
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık