DOLAR: 3.53 TL
EURO: 3.94 TL

Kısa Roman Örnekleri Nelerdir? Roman Çeşitleri Nelerdir?

31.03.2014
1.209 kez görüntülendi

Kısa Roman Örnekleri Nelerdir? Roman Çeşitleri Nelerdir?

Kısa roman örnekleri ve roman çeşitlerini bu yazıda derledik…

AŞKI MEMNU

Hali vakti yerinde bir adam olan Adnan Bey, kırk kırk beş yaşlarında bir İstanbul beyefendisidir. Karısı bir süre önce ölmüştür. Adnan Bey, genç kızlık çağına girmek üzere olan kızı Nihal ve daha küçük yaşta bulu­nan oğlu Bülent’le birlikte, oldukça sakin bir yaşayış sürdürmektedir. Ko­naklarında bazı yardımcıları da bulunmaktadır.

Ailenin yaşayışı böyle sürüp giderken, o zamanın gözde gezinti yerle­rinden biri olan Göksu’da yaptıkları sandal Sofalarından, Firdevs Ha­nımlarla tanışırlar.

Firdevs Hanım, iki kızı ile birlikte yaşayan, adı biraz dile gelmiş, zevk ve eğlence düşkünü bir kadındır. Bu sandal karşılaşmaları, gönlü hâlâ genç olan geçkin kadında Adnan Bey’e karşı bazı ilgiler uyandırmıştır. Hele ki onun zenginliği, üstünde en çok durulacak bir konudur.

Ne var ki durum, Firdevs Hanım’ın beklediğinin tersine gelişir. Adnan Bey, kendisiyle değil, henüz pek genç kızı Bihter ‘le evlenmek istemektedir. Bihter bunu öğrenince -büyük yaş farkına ve çocuklarına rağmen- isteği kabul eder. Bu yüzden anne ile kız arasında bir kavga bile geçer, ama Fir­devs Hanım ister istemez duruma razı olur.

Adnan Bey’in kızı Nihal, babasının evlenmesi, hele bu ölçüsüz evlen­mesi karşısında isyan ederse de o da ister istemez durumu kabullenir.

Bihter eve gelin gelmiş, konakta yeni bir düzen başlamıştır. Aşırı duy­gulu bir kız olan Nihal, kendisinden çok da yaşlı olmayan üvey annesiyle fazla ilgilenmemekte, daha çok mürebbiyesiyle sakin ve sessiz bir yaşayış sürdürmektedir. Bihter’e gelince, o oldukça iyi bir ev kadını olmuştur. Ad­nan Bey mutludur.

Konakta bir de Behlul adlı bir genç vardır. Behlul, Adnan Bey’in yeğe­nidir ve onlara istediği gibi gidip gelmektedir. Adnan Bey ‘in niyeti kızı Nihal’ı bu yeğeni ile evlendirmektir. Durum kendisine anlatılmış, genç kız da bunu memnunlukla kabul etmiştir. Artık ikisi sözlü durumundadır.

Adnan Bey’le Bihter’in evliliklerinin üstünden bir yıldan fazla bir za­man geçmiştir. Geçen bu zaman genç kadına mutlu olmadığını ve olama­yacağını anlatmıştır. Bihter’in Nihal’le arası da git gide daha çok açıl­maktadır. Konaktan bazı eski emektarları uzaklaştıran genç kadın, Ni­hal’in gözlerinden sızan nefret ışıkları altında büsbütün bunalmakta, ken­disini büsbütün yalnız hissetmektedir. İşte bu sırada müthiş bir şeyin far­kına varır. Adnan Bey’in yeğeni, Nihal’in nişanlısı Behlul kendisine kur yapmaktadır. Bihter, bu durumu önceleri şiddetle, hatta nefretle karşılar; ancak kocasını bir türlü sevemeyişi, yalnızlığı ve hele genç, yakışıklı ada­mın manevraları karşısında yavaş yavaş ona yönelir.

Böylece ikisi arasında bir aşk-ı memnu (yasak aşk) başlamış olur.

Bu yasak aşk, büyük ve çeşitli tehlikelerle birlikte uzunca bir süre de­vam eder. Konakta durumu ilk sezinleyen Nihal olur. Nihal, belli etmeden Bihter’le Behlul’u izler ve gözetler. Nihayet bir seferinde onları gizlice konuşur ve söyleşirken yakalar. Genç kız için bu öylesine korkunç bir sah­tedir ki, bu sahnenin ağırlığına dayanamayarak oracıkta düşüp bayılır; böylelikle Bihter ve Behlul da, durumlarının onun tarafından öğrenilmiş olduğunu anlarlar.

İlk zamanlar korkak ve çekingen olan Bihter’in artık aşktan gözü dön­müştür. Behlul’u çılgınca sevmekte, onu Nihal’den kıskanmakta, evlenme­lerine bile engellemeye çalışmaktadır. Oysa genç adam, kadından nasibi­ni almış, artık ondan soğumaya başlamıştır; şimdi o yeniden Nihal’e dön­meyi ve onunla bir an önce evlenmeyi kurmaktadır.

Bayılma olayından sonra yatağa düşen Nihal’in çok sevdiği zenci kö­le Beşir, bütün bu olan bitene dayanamaz. Bir gece odasına gidip Bihter’le Behlul’ün maceralarını Adnan Bey’e olduğu gibi anlatır.

Yaşlı adam, işittikleri karşısında üzüntü ve şiddetten deli gibi olur. Olan biteni açıkça konuşmak, hesaplaşmak üzere Bihter’in odasına ko­şar. Genç kadın kapıyı kapamıştır. Adnan Bey’in açması için yaptığı tehdidi, ricayı hep reddeder. Kocası kendisini affedecek olsa bile, artık genç kadının onun yüzüne bakacak hali kalmamıştır. Ona karşı rüsvay ve suç­ludur; sevdiği genç adam da kendisini terk etmiştir. Bu durumda yapıla­cak en doğru şeyin ölmek olduğu inancına varır Adnan Bey’in yüklendiği kapının kırılmak üzere olduğunu anlayınca, elindeki tabancayı kalbine çe­virip tetiği çeker.

Adnan Bey konağında birkaç yıl geçen bu acı ve karmaşık olaylar du­rulduktan sonra, baba ile kız yeniden baş başa kalırlar. Artık yaşarken de ölürken de hep birlikte olmak kararındalar.

Devlet Ana

“Devlet Ana” Anadolu’nun Türkleşmesinin yoğunlaştığı, Osmanoğullarının tarih alanına çıkıp gelişmeye başladıkları bir dönemin hikâye­sidir. Bir yandan Bizans devleti, öte yandan Bizans’a bağlı ve yarı bağlı bulunan birçok tekfurlar ve Hıristiyan şövalyeler, Osmanoğullarının ge­lişmesini önlemek, Anadolu’nun Türkleşmesini durdurma çabasındadır­lar.

Osmanoğullarının başında -sonraları 1. Osman diye anılacak olan-Kara Osman bulunmaktadır. Kara Osman’ın azılı düşmanlarından biri de Şövalye Notus Gladyüs’tür. Notus Gladyüs, Osmanlı beyi ile bazen açık­tan, çok zaman da sinsice bir çekişme yürütmektedir. Bir gece bu şöval­ye, Marvo’nun hanında Keşiş Benito ile buluşur. İki arkadaş Kara Os­man ‘ın atlarını çalmak için bir plân hazırlamaktadırlar. Bu işi başarırlarsa bir taşla iki kuş vurmuş olacaklar; hem değerli atlar kazanacaklar, hem de düşmanlarını süvari gücünden yoksun bırakmış olacaklardır.

Hancı Marvo’nun Liya adlı bir kız kardeşi vardır. Bu kız, Osman Bey’in gözde yiğitlerinden Demircan’la sevişmektedir. Demircan, Osman Bey’in atlarının koruyucusu, bir çeşit süvari kumandanıdır.

Şövalye Notus Gladyüs Keşiş Benito’nun yardımı ile bataklığı geçer, gafil avladığı Demircan’ı arkadan okla vurup öldürür. Bu sırada, gencin yanında bulunan Liya da tecavüze uğramış ve öldürülmüştür.

Demircan ‘ın Kerim adında bir kardeşi bulunmaktadır. Kerim savaştan hazmetmemekte, okumayı sevmekte ve molla olmayı düşünmektedir. Fakat büyük oğlunun öldürülüşünün öcünü almak isteyen annesi Bacıbey, onu zorla silâhlandırır ve öç için ona çocuğu gibi bakmaya başlar.

Osman Bey’in babası Ertuğrul Bey, artık çok yaşlı ve hastadır. Günü gelip ölünce Söğüt halkı, kardeşi Dündar Alp yerine Kara Osman’ı “Bey” seçerler. Dündar Alp, bu duruma üzülür; fakat yapacak bir şey bulamaz.

Bacıbey, Kerim’i ve Marvo’yu alarak Kamgan adlı bir dervişe gidip Demircan’la Liya’nın katillerinin kimler olduğunu kesinlikle öğrenir.

Kara Osman, zamanın ünlü dervişlerinden Şeyh Edebali’ni kızı Bali Hatun’u sevmektedir. Yakınlarından Alişar Bey’i şeyhe dünür olarak yollar. Fakat çapkın olan Alişar Bey, kızı kendisi beğendiği için, Osman Bey’e şeyhten menfi haber getirir. Hâlbuki Şeyh Edebali, kızını Osman Bey’e vermek istemektedir. Durum meydana çıkınca hakarete uğrayan Alişar Bey, artık Osman Bey’in yanında kalamaz, şövalye Notus Gladyüs’ün tarafına geçer; onunla birlikte Osman Bey’i yıkmaya çalışır. Bu arada Şeyh Edebali, kızını Söğüt beyine vermeye razı olmuştur.

Alişar Bey, Şövalye Notus Gladyüs ve başkaları ile birlikte, bir sefe­rinde Osman Bey üstüne güçlü bir baskın yapar. Fakat bu baskın büyük başarısızlıkla sonuçlanır. Baskıncılar, kayıplar vererek, canlarını zor kur­tarırlar. Notus Gladyüs, bizzat Marvo’nun attığı bir okla ağırca yaralanır.

Osman Bey, bundan sonra çevredeki hüküm ve nüfuzunu gittikçe geniş­letir. Bu arada toprakları da gün günden genişlemekte, beyliği bir devlet haline gelmektedir. Bir seferinde Konya sultanlığına gönderdiği ulağın, gelişinde anlattıkları, Osman Bey’i daha hareketli ve enerjik olmaya zor­lar. Bu ulağın anlattıklarına göre Konya’da artık gerçek bir devlet kalma­mıştır. Moğol baskısının da etkisiyle Selçuklu devleti artık son günlerini yaşamaktadır.

Türk Beyi, topraklarını genişletmek hususunda artık sistemli hareket­lerde bulunmakta; kendisine oğlu Orhan, kayınbabası Şeyh Edebali ve Akçakoca gibi güngörmüş büyükler türlü konularda yardımcı olmaktadır.

Bir seferinde Bilecik tekfuru, Yarhisar tekfurunun güzel kızı Lotus ‘u is­temiş, baba kızını vermek istemeyince işi cebre dökmüştür. Bilecek tekfu­ru, cebren aldığı kızla olan düğününe komşusu Osman Bey’i çağırır. As­lında bu bir tuzaktır. Tekfur, düğün şenliğine Türk beyinin esirliğini de ka­tarak mutluluğunu iki kata çıkaracaktır. Osman Bey tuzağa başka bir tu­zakla karşılık verir. Kadın kılığına soktuğu yiğitleri ile -ki içlerinde Bacı-bey gibi gerçek kadınlar da vardır- yaptığı baskında, Bilecik tekfurunu bozguna uğratıp, beyliğine son verir, şehri kendi sınırları içine katar, ada­mın almaya hazırlandığı Lotus’u oğlu Orhan’la evlendirir. Lotus, Müslü­man olup Nilüfer Hatun adını alır. Bilecik fethini Osman Bey’in öteki ve çeşitli fetihleri, zaferleri izler. Bütün bunlar olurken -birisi ağabeyisinin, birisi ablasının öçlerini almak için çırpınan -Kerim Çan’la Marvo daima Osman Bey’in çevresinde ve yardımındadırlar. Orhan Bey de onlara des­tek olmaktadır. Sonunda iki genç nihayet muratlarına ererler. Önce bir mağaraya sıkıştırdıkları Keşiş Benito’yu, daha sonra da bir bataklığa sü­rükledikleri Notus Gladyüs ‘u öldürürler.

Osmanlı beyliği hızla gelişip yükselmeye devam ededursun, artık öcünü almış bulunan Kerim Can, yeniden silâhlarım bırakır ve yeniden çok sevdiği kitaplarına döner. Bu arada Bacıbey onu, Aslıhan adlı iyi bir kız­la da evlendirmiştir.

ROMAN ÇEŞİTLERİ
a.Tarihi Roman : Tarihteki olay ya da kişileri konu alan romanlardır. Yazar tarihi gerçek­leri kendi hayal gücüyle birleştirerek anlatır.

b. Macera Romanı: Günlük hayatta her zaman rastlanmayan,şaşırtıcı, sürükleyici, esra­rengiz olayları anlatan romanlardır “Serüven Romanları” da denir. Bir araştırma ve izlemeyi anlatan “Polisiye Roman “, alışılmışın dışında uzak yerleri ve yaşamları anlatan” Egzotik Romanlar” da bu gruba girer.

c. Sosyal Roman : insan yaşamını sınırsız kültür birikimi içinde yer alan ve insanı derinden etkileyen toplumsal, siyasi olaylar, inançlar, gelenek ve görenekleri bazen eleştirisel, bazen de bilimsel açıdan ele alıp anlatan romanlardır

Bir fikri savunup bilimsel verilerle olaya yaklaşan “Tezli Roman; toplumdaki inanç ve gele­nekleri anlatan Töre Romanı bir olayı eleştirisel yaklaşımla anlatan “Yergi Romanı”, belli bir yerin özelliklerini anlatan “Mahalli Roman sosyal romanın çeşitleridir.

ç. Psikolojik Roman: (Tahlil Romanı ): Dış alemdeki olaylardan çok, kahramanların iç dünyasını, ruh hallerini ele alarak kişilerin toplumla ilişkilerini, bunların birbirinden nasıl etki­lendiklerini anlatan romanlardır.

d. Otobiyografik Roman: Yazarın kendi yaşamın anlattığı romanlardır.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 8.0/10 (1 vote cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Kısa Roman Örnekleri Nelerdir? Roman Çeşitleri Nelerdir?, 8.0 out of 10 based on 1 rating
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. volkan dedi ki:

    nasıl kikaye ekleyebiliriz

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  2. volkan dedi ki:

    bende kısa bir hikaye yazdım onu paylaşmak istiyorum.

    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    VA:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)

Yorum Yaz

Yukarı Çık