DOLAR: 3.53 TL
EURO: 3.96 TL

Kazım Koyuncu Kimdir?

03.10.2014
90 kez görüntülendi

Kazım Koyuncu Kimdir?

Bu yazımızda ülkemizde geniş kitleler tarafından sevilen,kuzeyden güneye,doğudan batıya hepimizde birçok iz bırakan Karadeniz’in hırçın çocuğu Kazım KOYUNCU’yu anlatmaya çalışacağız.

Kazım Koyuncu Kimdir?

Kazım Koyuncu Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköyde 7 Kasım 1971 tarihinde doğmuştur ancak nüfusa geç kayıt olduğu için doğum tarihi resmi olarak 10 Mayıs 1972 dir.Müziğe çocukluk yıllarında mandolin çalarak başlayan Koyuncu çocukluğunu Yaşar TURNA nın yanında türkü dinleyerek geçirmiştir.Koyuncu’nun İstanbul ile olan hikayesi çoğu genç gibi üniversite ile başlamıştır.İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandıktan sonra üniversiteye gelmiş ve üniversite yıllarıyla birlikte yoğun olarak müzikle ilgilenmeye başlamıştır.Daha sonra öğrenim gördüğü İstanbul Üniversite’sinden siyasi nedenler yüzünden ayrılmıştır.Profesyonel müzik kariyerine 1992 yılında başlayan Koyuncu’ya 2003 ün son çeyreğinde akciğer kanseri konulmuş ünlü sanatçı 25 Haziran 2005‘te tedavi gördüğü hastanede 33 yaşında yaşamını yitirmiştir.

KAZIM KOYUNCUNUN MÜZİK KARİYERİ

Kazım KOYUNCU 20 yaşından ”Dinmeyen” adlı müzik grubunu kurmuş ve müzik yaşantısına böyle başlamıştır.Lazca müzik yapmak için bu gruptan ayrılmış ancak rock müziğinden de vazgeçememesiyle Lazca rock diyede anılan rock tabanlı laz müzik yapmaya başlamıştır.Daha sonra 1993 te Mehmetali Barış BEŞLİ ile Züğaşi Berepe (Denizin Çocukları) adlı müzik grubunu kurmuşlardır.1995de Va Mişkunan,1998de İzgas adlı albümleri yapan grup sınırlı sayıda basılan bir konser albümü yaparak 1999 yılında dağılmıştır.Daha sonra Koyuncu müzik hayatına tek başına devam etmiş ve Salkım Söğüt adlı projelerin ikincisinde 3 şarkı ile yer almıştır.Koyuncu 2001 de ilk solo albümü ”Viya!” yı çıkardıktan sonra dönemin çok sevilen dizilerinden Gülbeyaz’ın müziklerini yapmış ve ülke çapında tanınmayı başarmıştır.”Hey Gidi Karadeniz” konserlerinin öncülüğünü yapmış olan Koyuncu ikinci solo albümü ”Hayde” ile tanınırlığını daha da arttırmıştır.

“Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.”

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık