DOLAR: 3.79 TL
EURO: 4.05 TL

İran İslam Devrimi Ve Devrimin Kronolojik Gelişimi Nasıldır?

17.04.2014
303 kez görüntülendi

İran İslam Devrimi Ve Devrimin Kronolojik Gelişimi Nasıldır?

Yanıbaşımızda islamik rejimle yönetilen bir ülke İran. Diliyle, takvimiyle, rejimiyle farklı bir ülkedir. Bu yazımızda İranda 1979 yılında olan islamik devrimi anlatacağız ve kronolojik gelişimi paylaşacağız. Buyrun yazımıza geçelim…

İran’da devrim, yönetimde “demokrasi” çağrılarıyla başladı ve dünyanın ilk İslam devletinin kurulmasıyla sonuçlandı.

İran toplumunu baştan sona değiştiren İran İslam Devrimi 20. yüzyılın en önemli dönüm noktalarından birisi oldu.

İran Devrimi’nin en büyük nedenlerinden Rıza Pehlevi tarafından başlatılan ve oğlu Muhammed Rıza Pehlevi tarafından devam ettirilen batılılaşma çabalarına karşı muhafazakarların tepkisi, sosyal adaletsizlik ve siyasi baskılara karşı da liberal ve sol çevrelerin tepkisi olduğu söylenebilir.

Devrimin nedenleri arasında İran halkının tüm zenginliğine rağmen fakir bırakılması ve son zamanlarda Şah’ın özellikle ABD’li yetkililerle fazlaca içli dışlı olması sayılabilir (belkide buda İran halkının şah döneminde neden fakir kaldığının mantıklı bir açıklaması olabilir). Aslında güç düşüncesi ve şeriat isteği mollalar tarafından güce kavuşmak için meşrutiyet döneminden beri sürüyordu. Meşrutiyet döneminde bir molla olan Fazlullah Nuri açıkça meşrutiyetçiler ile muhalefete kalkışmış meşrutiyetin “meşru” olmadığını ve müslüman bir ülkede “meşruiyet” yani şeriat kurmanın gerekli olduğunu savunmuş mollaları ve şeriat yanlılarını meşrutiyetin aleyhine kışkırtmaya çalışmıştı. ancak kısa süren ikinci monarşi döneminin ardından Tebrizden gelen Sattar han ve Bagir Han komutasındaki Kuvayi milli Tahranı ele geçirdikten sonra şeriat yanlısı mollalar yargılanmış, Şeyh Fazlullah Nuri idam edilmiş ve şeriatçılar böylece bastırılmışlardı. bu baskı şiddetli bir şekilde Rıza şah döneminde de sürmüş oğlunun döneminde ise daha serbest kalmışlardı. 1902 doğumlu Humeyni, özellikle Ak devrimin ardından kadınlara oy hakkı verilmesiyle beraber ülke içindeki Batı nüfuzunu bahane ederek, Şah’ın politikalarına açıkça karşı çıktı ve İslam’ın tavizsiz bir şekilde devlet politikası olması gerektiğini belirtti. 1960’larda sürgüne gönderilen Humeyni önce Türkiye’de, sonra Irak’ta kaldı. 1978’de Saddam Hüseyin Humeyni’yi Irak’tan kovunca ABD tekeliyetinden çekinen Fransa ona sahip çıktı.
Ali Shariati; Devrimin ana felsefecisi olarak kabul edilen ve islami marksism tarzı düşünceler yürütmesiyle ünlenen yazar Iranın devrimden önceki resmi bayrağı. ortasında yer alan amblem(Aslan ve Güneş), tarihi öneme sahip 2500 yıllık Iran imparatorluğunun simgesidir.
Iranın devrimden sonraki bayrağı. Humeyninin emriyle şahlığın simgesi olarak düşünülen amblem kaldırılmış ve “Allah” yazısı amblem şekline getirilmiş ayrıca devrimin zafere ulaşmasının tarihi olan, İran takvimine göre 22 Bahman(11 Şubat)i simgeleyen 22 kez “Allah-u Ekber” yazısı bayrağa ilave edilmiştir.

Humeyni devrimden önce Paris’te kaldı. 1 Şubat 1979’da İran’a milyonların katıldığı bir karşılamayla dönen Humeyni, cumhurbaşkanlığına getirildi ve ömür boyu devletin dini ve siyasi lideri olarak kaldı. Devrim sırasında ilk önce “liberal, sol ve dini gruplar” Şah’ı devirmek için birleşmiş, Şah’ın devrilmesinden sonra ise iktidara yükselen Ayetullah Humeyni, “muhalif liderleri ve grupları ortadan kaldırmış veya sindirmiştir.” Devrimin oluşum sürecinde rantiyeci devlet modelinin petrol krizleri sonucunda çökmesi etkili olmuştur. Muhammed Rıza Şah’ın İranın gereksinimleriyle örtüşmeyen tarım politikaları kırsaldan Tahran’a göçü hızlandırmış ve büyük kentlerde siyasi İslam’a yönelen bir alt sınıf yaratmıştır. İran Devrimi’nin oluşumunda Amerika’nın İnsan Hakları Politikası ivmeyi arttırıcı bir rol oynamıştır. Aydınlar yayınladıkları açık mektuplarla demokratikleşme isteklerini belirtirken, ABD’nin de bu süreçte Şah’a baskı yapacağını düşünmekteydiler. Devrim sürecinde farklı gruplar şahı devirme amacıyla birleşmiş, İslamcılar bu süreç içinde güçlenerek devrimi bir İslam Devrimi’ne dönüştürmüş, demokrasi sloganıyla solcu, muhafazakar, aydın grup ve halkı birleştirmişlerdir. Zafere ulaştıklarında ise diğer grupları saf dışı bırakarak muhaliflere karşı baskıcı bir yönetimi tercih etmişlerdir.

 

Devrim Takvimi 1978

 7 Ocak’ta İttila Gazetesinde Humeyni hakkında iftira dolu bir makale yayınlandı.

8 Ocak’ta Kum şehrinde makaleye tepki olarak 4000 öğrenci sokaklara döküldü ve sürgündeki Humeyni’nin dönmesi için eylem yaptı.

9 Ocak’ta eylemler sürdü, halk asker ile çatışmaya girdi.

7 Şubat’ta işçiler greve girdi.

15 Şubat’ta öğrenciler yeniden Şah aleyhine yürüyüş yaptı.

19 Şubat’ta halkın Tebriz’de bankaları, sinemaları, meyhaneleri basması üzerine Şah Rıza Tebriz valisini görevden aldı, SAVAK’ı etkisiz kalması nedeniyle kınadı.

20 Şubat’ta Tebriz halkı hükümet tarafından hain ilan edildi.

3 Mart’ta Şah BBC’ya yaptığı açıklamada Kum ve Tebriz olaylarının ” komünistler ve gericilerin ” birleşmesinin sonucu olduğunu iddia etti.

20 Mart’ta İngiltere Savunma Bakanı, İran’a gelerek Şah’a silah ve tank satmakla ilgili görüşmeler yaptı.

5 Nisan’da polisler “çok yaşa Şah” diye bağırmayı ret eden iki din adamını öldürdü.

10 Nisan’da hapishanelerdeki tutuklar yoğun işkenceye karşı açlık grevine başladı.

17 Nisan’da İngiltere Savunma Bakanı: ” Şah rejimini destekleyeceğiz; zira Şah devrilirse, İngiltere’nin çıkarları tehlikeye düşecektir ” dedi.

5 Mayıs’ta İmam Humeyni, Le Monde muhabiriyle yaptığı görüşmede; ” komünistlerle işbirliği yapmayacağız” dedi.

15 Mayıs’ta genel grevler başladı.

4 Ağustos’ta Şah olayların kötüye gitmesi üzerine SAVAK’ın yetkilerini kısıtlayacağını ve yeni partiler kurulacağını ilan etti.

14 Ağustos’ta İsfahan’da sıkıyönetim ilan edildi.

23 Ağustos’ta Şah’ın bir komplosu sonucu bir sinema dolusu insan yanarak öldü.

7 Eylül’de artık iyice yaygınlaşmış olan gösterilerde halk ve asker yakınlaşmaya başlamıştır. Halk askere çiçekler atar ve ” askerler kardeşimiz, Humeyni liderimiz ” sloganı atmaya başlar.

8 Eylül’de Kanlı Cuma diye bilinen olay gerçekleşir. Halk ve askerin yakınlaşması üzerine, orduda bölünme olma ihtimaline karşı hükümet sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan etti. Ancak binlerce insan yürüyüşe başladı. Jale Meydanı’na gelindiğinde, askerler üzerlerine ateş açtı. Çocuk, kadın, yaşlı binlerce kişinin öldüğü bu olay Kanlı Cuma olarak anıldı.

6 Ekim’de İmam Humeyni, Necef’ten Fransa’ya gitmek zorunda kaldı.

24 Ekim’de ilköğretim ve lise öğrencileri Tahran Üniversitesinde namaz kılarak eylem yaptı.

26 Ekim’de Humeyni her türlü uzlaşmayı ret etti.

4 Kasım’da Şah yürüyüş yapanları kurşuna dizdirdi.

1978 yılı böyle bitip, yıl 1979′a gelindiğinde;

6 Ocak’ta greve gitmiş olan basın, Humeyni’nin emriyle Şah’ın cinayetlerini yazmak için grevi bıraktı.

8 Ocak’ta işlenen cinayetler nedeniyle Humeyni genel yas ilan etti. Aynı gün Şah’ın askeri ve Başbakan’ı Azhari İran’dan kaçtı.

13 Ocak’ta Humeyni tarafından ilk İslam İnkılap Şurası kuruldu.

16 Ocak’ta Şah İran’dan kaçtı.

1 Şubat’ta Humeyni 15 yıllık sürgünden sonra İran’a döndü.

5 Şubat’ta Humeyni Mehdi Bezirgan’ı başbakan olarak atadı.

11 Şubat’ta inkılap zafere ulaştı.

11 Nisan 1979′da İran İslam Cumhuriyeti resmen kuruldu.

 

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık