DOLAR: 3.79 TL
EURO: 4.05 TL

Gerilla Taktiği Nedir? Gerilla Savaşı Nasıl Yapılır?

09.05.2014
292 kez görüntülendi

Gerilla Taktiği Nedir? Gerilla Savaşı Nasıl Yapılır?

Gerilla savaşı, asimetrik savaş uygulamalarının en belirgin ve güçlü örneğidir. Temel olarak, güçsüz kuvvetlerin, güçlü bir orduya karşı uygulayabileceği vur-kaç taktiklerini içeren, herhangi bir cephesi olmayan, çatışma alanının zaman ve mekânca sınırlanamadığı bir savaş tekniğidir.

Gerilla terimi 1800’lü yılların başında Napolyon’un Avrupa’yı dize getiren Fransız Ordusuna karşı bağımsızlık savaşı veren İspanyol direnişçileriyle birlikte anılmaya başladı. Guerilla, İspanyolca’da “küçük savaş” manasına gelmektedir ve ilk defa Arabistanlı Lawrence tarafından yazılı bir savaş konsepti haline getirildi. Sun Tzu’nun öğretilerini bilen Mao Zedung tarafından başarıyla uygulandı. Mao’dan ilham alan Vo Nguyen Giap, Che Guevara ve Carlos Marighelle gerilla harbinin doktrinin geliştirilmesinde katkıda bulundu. Ancak, Napolyon’a karşı savaşan İspanyol gerillaların başarılarına rağmen, askeri teorisyenler klasik savaşlar üzerinde kafa yormaya devam etti.

Her iki dünya savaşında da, savaşan taraflar klasik savaş doktrinlerini geliştirdiler ve ordularını bu doktrinler üzerine yetiştirdiler. Savaş gücü zayıf ülkeler, güçlü ülkelerle ittifaklar yaptılar ve onlarla yanyana cephelerde savaşa katıldılar.

Bu iki savaş süresince asimetrik taktiklerin kullanılması çok kısıtlı bir seviyede kaldı ve genellikle düşman işgali altında olan ülkelerin sonuca etki edemeyen ancak işgalci kuvvetlerin cephe gerisinin emniyetini sağlamak için kuvvet ayırmasını sağlayan bir etkisi oldu. Geri bölgede sabotajlar yapan, pasif direnişi örgütleyen, istihbarat toplayan, harp esirlerinin firarlarına yardımcı olan gerilla kuvvetleri, yüksek yoğunluklu muharebelerde uçaklar, gemiler, tanklarla savaşan klasik ordular tarafından pek de önemsenmedi.

İkinci dünya savaşı sona erdikten sonra oluşan güç dengesi, devletlerin ve milletlerin artık büyük savaşların yükünü kaldırmayı göze alamadığı bir soğuk savaş dönemini de beraberinde getirdi. Ancak, dünyanın bir çok yerinde, silah zoruyla çözülmeyi bekleyen sorunlar, özgürlük mücadelesine hazırlanan milletler, çeşitli menfaatler peşinde işgal edilecek ülkeler, devrilecek yönetimler ve savaşılacak rakip toplumlar vardı.

İkinci Dünya Savaşını takip eden dönemde, nükleer silahların yüksek yoğunluklu çatışmaları tamamen imkansız hale getirmesi nedeniyle, yerleşim yerleri dışındaki kırsal kesimlerde cereyan eden gerilla savaşları en yaygın çatışma şekli haline geldi. Savaştan sonraki 15 yıl içinde dünyanın 10 değişik bölgesinde (Çin, Hindiçin, Laos, Küba, Cezayir, Yunanistan, Filipinler, Malaya, Kıbrıs, Kenya) gerilla savaşları meydana gelirken, sadece iki tane konvansiyonel savaş (Kore ve 1954 Arap İsrail Savaşları) meydana geldi.

Gerilla taktikleri, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında işgal kuvvetlerine karşı başarıyla uygulandı. Bir çok cephede savaşması gereken Türk ordusunun Başkomutanı Mustafa Kemal,  kısıtlı sayıdaki düzenli birlikleri Batı Cephesinde toplarken, diğer cephelerdeki düşman birlikleriyle yapılacak savaşın, gerilla taktikleriyle sürdürülmesini konsept olarak belirlemişti. Türk Kurtuluş Savaşında, düşman işgaline karşı klasik ve asimetrik taktiklerin birbirleriyle koordineli bir şekilde icra edilmesi, bunun yanında eş zamanlı olarak iç cephedeki diğer asimetrik tehditlerle başarıyla mücadele edilmesi, harp tarihçileri tarafından özel olarak incelenmesi gereken bir başarı hikayesidir.

Gerilla, savaşın her muharebesinde kesin sonuç almayı, yani düşmanı yenmeyi hedeflemez, düşmana zarar vermeyi, onun savaşma azim ve iradesini kırmaya çalışır. Her muharebeyi kaybeden bir gerilla hareketinin, savaşın sonunda galip gelen taraf olma şansı yüksektir.

Gerilla harbinin başarılı olması için en önemli şart halkın desteğidir. Mao, gerilla savaşında halk desteğinin rolünü meşhur bataklık-sivrisinek örneği ile açıklamış, halkı bataklığa, gerillaları sivrisineğe benzeterek, nasıl bataklık kurumadıkça, sivrisineklerden kurtulmak mümkün değilse, halk desteği olduğu sürece gerillanın varlığını sürdürmesinin kaçınılmaz olduğunu vurgulamıştır.

Gerilla hareketini destekleyen bir dış desteğin olması da, gerillanın başarılı olabilmesi için hayati önem taşıyan diğer faktördür. Gerilla, belirgin bir cephede veya alanda muharebe etmez. Çok uzun bir dönemde ve geniş bir coğrafi alanda taarruz zamanı ve istikameti kestirilemeyen ani baskınlar, pusular ve sabotajlarla amacına ulaşmayı hedefler. Gerilla, coğrafi şartlardaki olumsuzlukları düşman aleyhinde kullanabilmelidir.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık